Ön yargılı başladığımı kabul ediyorum. Bu küçücük ve adı da çok ilgi uyandırmayan kitabin içeriği ne olabilirdi ki. Kitap okuma kulübüm seçmişti bir kere .
Sonrası ise inanilmaz derecede kendisine çekti. Evet bir ayrılık hikayesi. Aşk ve ayrılık acisi. Sıradan olabilecek bir konuyu Aylin Balboa o kadar güzel işlemiş ki yazarin diline bayildim. Ayrılık acısını, çektiği sıkıntıyı o kadar güzel bir şekilde aktarmış ki burada yazarın genel kültürü de ayrı bir dikkat çekiyor tabi. Uzay, doğa alemi, anatomi , kimya, felsefe vb her türlü bilim dalını duygularını aktarmak için kullanmış ve gayet de başarılı olmuş. Burada bir örnek de vermek istiyorum daha anlaşılır olması açısından. Örneğin verdiği çabayı göstermek için "sırf havada kalabilmek için dakikada üç bin kere kanat çırpan sinekkuslari gibi cabalamaktan yoruldum" demesi gibi.
Küçücük kitapta çok fazla yerin altını çizdim, tespitler çok güzel ve birçoğunu alintilamayi da düşünüyorum. Yaşadığı duruma karşı bakış açısıni da çok pozitif buldum sonunda bunu açıkça çıktığı ruh halinden de yansıtıyor zaten. Evet hayat devam ediyor, evet acılar yasandi, yaşanması gerekiyordu ama her şeyin bir sonu olmalıydı. Acının da.
Herkesin beklentisi ve zevki farklı olsa da bu anlatım seklini sevenler için ısrarla tavsiye olunur...