Sahaf Mendel çevremde epey övülen bir kitap olduğu için bütün kitaplara duyduğumun dışında ekstra bir merakla okudum. Beklentilerimi kesinlikle karşıladı. Kitaba adını da veren ilk novella, olağanüstü bir hafızaya sahip sahaf Mendel beye yaptığı araştırma için kitap danışan bir gencin gözünden anlatılıyor. Mendel beyin zekası zehir gibi, zihin kütüphanesinde binnlerce kitap var ve bilgisayarmışçasına konularına göre takır takır sayabiliyor. Derken kendisi bir rus vatandaşıyken viyana'da yaşadığı için birinci dünya savaşı dolayısıyla esir olarak alınıyor. Otuz yıldır viyana'da yaşayıp halka bilgisiyle hizmet etmesine rağmen iğrenç insan zihniyeti yüzünden savaş kavramının sonucu olarak toplama kampına alınıyor ve iki yıl orada gördüğü işkencelerin ardından bütün yeteneğini kaybediyor. İkinci novellada ise kör bir adamın savaş içindeki dünyayı kendi masumluğuyla olduğundan çok daha güzel hayal ederek "gördüğünü" sanmasını okuyoruz, kalpleri ısıtan bir hikayeydi. Sonuncu hikaye ise para yerine iyilik biriktiren bir adamı anlatıyordu, maneviyat bakımından zengin idi. Genel olarak çok hoş bir kitaptı tavsiye