·544 syf.··Beğendi
···Okunma: 14 Ağustos 2024 19:19 Öncelikle bu kitap benim yazara olan bütün önyargılarımı kırdı(zort ettirdi) Ben bu kadar iyi düşünülmüş bir fantastik okuyacağımı hiç düşünmemiştim sahiden. Tüm fantastiklere 10 basar diyebilirim.(Hgoi ile kapışır ama :))
Kitabımızın konusu kısaca, dört kız var. Elzem ve Itır kardeş, Doğa eski gelin, Mara da Elzemin annesinin hizmetçisi. (Evet yargılamak yok :D) Bu dört kız Elzem ile Itırın büyücü annesinin yapmış olduğu büyü ayininden sonra Araf'a göçüyorlar. Bakıyorlar Ortaçağ da uyanmışlar. Sonra biz bu dört kızın Araf'tan kendi dünyalarına dönme çabalarını okuyoruz.
Konu kısaca bu. İlk iki yüz sayfayı ön yargıyla okumuştum fakat o önyargı iki yüzüncü sayfadan sonra kırıldı. Nefret ettiğim karakteri anamı babamı savunur gibi savundum öyle diyim size.
Araf gerçekten harika kurgulanmış. Yaşayan ırklar olsun, canavarlar olsun, güç sistemi olsun, hikâyeler olsun... Gözüme batan hiçbir mantıksızlık yokt- DUR Bİ DAKİKA! Vardı şimdi hatırladım. (Bana bu konuda pek güvenmeyin, yok diyorsam kesin vardır:D)
Neyse, kitabı övecek kadar hatırlamıyorum fakat beni zort edecek kitap pek bulunmaz. O yüzden harika derecede kurgulanmış bir giriş kitabı olduğunu düşünebilirsiniz.
Ama her güzel şeyin bir kusuru vardır gençlik. Ve bir o kadar da çürüğü. Biz de bu çürükleri konuşmak için buradayız >:) İyi yorum okumak istiyorsanız gidin kitabı övenleri okuyun!(Rica)
Öhöm öhöm! Başlıyorum.
Uyarılar: Full spoiler ve kitap yanımda olmadığı için biraz yüzeysel bir eleştiri olucak.
Karakterlerden başlamak istiyorum. Mara anlaşılması karmaşık bir karakterdi. İlk sayfalarda elzem annesinin odasında bir kitap buluyordu fakat okuyamıyordu.(Farklı dilde yazıldığı için) Sonra Mara geliyordu ve okuyabildiğini farkettiler. Elzem okumasını söyleyince "bunu yapamam çünkü siz insansınız" demişti. Dedim ne diyor bu mal? Yılan soyundan falan mı geliyor? Ama değilmiş ve Mara nın bu sözü sadece bir söz olarak kaldı orada, ne altı dolduruldu ne de bir açıklama yapıldı. Ama belki ikinci kitapta bir açıklığa kavuşur fakat yine de onu demesi çok saçmaydı. Bunun dışında cebinde soğan taşıyacak kadar garip bir kız, lakin tek gıcık olmadığım karakter diyebilirim... Yada diyemem. AYNN! Ben bu kıza neden gıcık oluyordum biliyor musunuz? Sanki hizmetçi değilde evin asıl sahibi gibi Elzem'e ağzına geleni söylemesi yüzünden! ELZEM OLACAK KIRK FİKİRLİ DE BUNA BİR TANE ÇAKMIYORDU Kİ AĞZININ PAYINI ALSIN! OKURKEN SİNİR NÖBETLERİ GEÇİRDİM, NEYMİŞ? " Ben bu evin değil annenizin hizmetçisiyim." B*K! GİT ANASINDAN İSTE O ZAMAN PARANI G*T LALESİ! SEN KİMSİN DE RACON KESİYON A-
Offf! Geçek Doğa'ya. Bu Elzemin abisiyle evlenip boşanmış, buraya kadar okay. Fakat niye Elzemle beraber bu konakta kalıyor? Git kendi evine kardeşim! Ama sanki Elzemin annesinin Doğa'yı burada kalması için tuttuğuyla ilgili bir bilgi vardı... Neyse pek hatırlamıyorum, bu konudan hariç bir de kişiliği var. Şakasız 5 yaşındaki çocuk gibi. Elzem ben açım, Elzem ne yapıcaz, Elzem Elzem, Elzem Elzem, BAŞLAYACAM ELZEMİNE! ANASIZ MI DOĞDUN BACIM? ELZEM Mİ YETİŞTİRDİ SENİ NE BU ELZEM MERAKI??
Utanmasa gel altımı da değiştir diyecek ben bu kadar iyi ama aptal bir kız görmedim. Bakın saf değil, APTAL! hakaret olarak algılanmasın gerçekten aptal bir kız. Bu yaşına kadar iyi hayatta kalmış, ben Elzemin yerinde olsam kovardım konaktan aptallığı beni sinir ederdi.
Şimdi geçek ana karaktere. Elzem. İlk başlarda ben bunu şu hiç gözyaşı dökmedim, ağlamadım, güçlüyüm, hayattayım! egolarına aşşırı tilt olmuştum. Böyle her paragraf dillendiriyordu ve en son dedim ki La ilahe illallah! Bitmedi bizim mesai. Allah'tan sonlara doğru altı dolduruldu da tüm kitaba sinirimi yansıtmadım.
Elzemin sinir olunası kişiliği 200 lerden sonra biraz katlanılabilir oldu. (Kraliçe alfalığını gösterdi diyelimᕙ( ͡° ͜ʖ ͡°)ᕗ) AMA. Daha sonraları gösterdiği tepkiler ve bayat kişiliği olsun yine sinirlerimi bozdu. Neymiş! İnsanlar medeniyet ne bilmiyormuş!(Arafta yaşayan orta çağ insanlarından bahsediyor) Ulan medeniyet mini etek mi sence? BANA CEVAP VER! MİLLET KIÇINI GÖRÜYOR SENİN BANA MEDENİYETTEN BAHSEDİYOR! AŞŞIRI SİNIR OLDUM ORDA KAFAYI YEDİM BİLDİĞİNİZ.
En son olarak EN SEVMEDİĞİM karaktere geliyoruz. ITIR. Itırın sevebileceğiniz hiç bir yanı yok, tam bir erkek Fatma, tam bir kik boks dövüşçüsü. Bu gerizekalı ilk başlarda o kadar batmamıştı gözüme fakat bir Arafa gittiler, gidiş o gidiş, Itır başladı mesaiye. Çok sevdiği(şüpheli) ablasının karnına tekme tokat bir indiriyor! Diyorsunuz ki ÇÜŞ, KURBANLIK DANA! Kızı bildiğin havaya uçurup duvara yapıştırıyor! Sonra diyor ki "BeN SeNi BuRdA Ya KoRuYaMaZsaM?" MAL! SEN İLK ÖNCE GİT KENDİNİ ELZEMDEN KORU! KIZI BİLDİĞİNİZ HASTANELİK EDİYOR SONRA DİYOR Kİ "BEN ŞENİ ÇOĞK ŞEVİYOĞM!"
Çok çelişkili ve gerizekalı(affedersiniz) bir karakter. Elzem bu üç ruh hastası ile neden hâlâ yaşıyor aklım almıyor. O kadar paran var git başka ülkeye kimlik değiştir! Yada git hocaya büyü iste! C*in gibiler zaten musallat olmuşlar üç bir yandan.
Evet şimdi hatırladığım kısımlardan sövmey- ÖHÖM! eleştirmeye başlıyorum.
Bu dört kızımız dört kalkan olduğundan önemli mensuplar. O yüzden Elzemin annesinin içine giren şeytan olacak kadının(adını hatırlamıyorum) bu dört kıza arafın kapısını açabilmesi için ihtiyacı var. Bu dört kız son dakika ebelerinin yanından dönerken her şey dank ediyor ve kırk fikirli Elzem diyor ki " Bu evden gidiyoruz." (Alkış)
Valizlerini alıp taxi ye biniyorlar fakat taxi bunları yine evlerinin önünde bırakıyor. Sonra Elzem bir bakıyor taxi şoförünün gözler simsiyah. Elzem başlıyor bağırmaya " Bu adamın ruhunu göremiyor musunuz, bir sürü kişi öldürmüş! Çoğu çocuk!" Ve ıtır patlatıyor tokadı! Dermişim, öyle bir şey olmadı maalesef. Elzemi kendine getirip iniyorlar. Ve daha sonrasında da bu konuyla ilgili ne söz açılıyor ne de altı dolduruluyor. Eğer işimize yaramayacaksa neden yazılmış? Belki Elzem insanların ruhlarındaki sesleri vs duyuyordur, o tarz bir gücü vardır ama sorun bunun altının doldurulmaması ve karşımıza çıkmaması.(Ya da ben ilk kitaptan çok şey bekliyorum.)
Neyse bu Medusa bizim kızları ayin sonucu öldürüyor ve Arafa göçüyorlar. Elzem kendisini ruh halinde bir koridorda buluyor. Gezinirken falan bir odaya giriyordu galiba ve Savcıyla karşılaşıyor. Sonpreciğime bu Savcı ruhları falan görebiliyormuş, Elzem'e diyor ki şuan bedenine dönmezsen yok olucaksın. Tabi bizim kırk fikirli Elzem de tınlamıyor, diyor ben nasıl kendi dünyama dönebilirim, sen kimsin ki bana ne yapacağımı söylüyorsun, beni anlayabilecek başka birisiyle konuşmaya gidicem vs vs BENİ ÇIKDIRTTI BİLDİĞİNİZ! YOK "BEĞN KIĞRK FİÇİRLİYİM" YOK "BEĞNİM ZEKAM OLMASA HAYATTA BİLE KALAMAYIĞZ" MAAAAALLLL!!! ADAM SANA YOK OLUCAKSIN DİYOR SENCE GEREKSİZ EGON DAHA SONRASINDA İŞE YARAYACAK MI!!?
Adamın odasını basmış diyor ki burda soyunman doğru mu? ULUORTA YERDE Mİ SOYUNSUN KODUMUN MALI!!? NE OLSUN İSTİYORSUN? Yok olmaya başlayınca da "AYH BANA NE OLUYOR??" B*K YOLUNA GİDİYORSUN! Keşke gitseydin de okumasaydım.(Ciddi değilim)
Neyse anlayacağınız kırk fikirli Elzem'in zekası bazı durumlarda sıfıra düşüyor NEDENSE. Olay örgüsüyle devam ediyorum. Elzem uyanıyor ve beraber düştüğü üç kızı aramaya başlıyor. Yolda giderken yaralı bir adamla karşılaşıyor ve ona yardım ediyor. Buraya kadar okay zaten benim takıldığım nokta karakter betimlemesi. Klasik Wattpad betimlemesi diyelim ya da. Adamın yüzünde yara var bakın YARA. Onun bile yüzünde ne kadar güzel ve kusursuz durduğu ile ilgili bir betimleme var. Karakter betimlerken ben ana karakterin düşüncesini merak falan etmiyorum şahsen umrumda değil! Bana sadece adamın nasıl göründüğünü söylesinler yeter çirkin olup olmadığına ben karar veririm! Sanki okuyucu çirkin düşler korkusuyla adamın ne kadar perfect olduğu betimlemenin yarısında bahsedilmiş. SENİN FİKRİNE İHTİYACIM YOK KADIN BANA KARAKTER BETİMLEMESİ VER!
DUYUN BU ÇARESİZ SESİİ!!
Geliyoruz şimdi sayfa 150 ye. Bizim Elzem kızları buluyor. Itır başlıyor "Canım ablam! Öldün sandım, çok korktum!" Bir tane de yapıştırmayı unutmuyor tabii kral. Sonra Elzem kulübeye geçiyor, Itır ve diğerleri bulmuş. Evi gezdikten sonra salona geçiyor ve başlıyor bizim ıtır mesaisine. "BİZİ BURAYA SEN GETİRDİN! SEN ÇÖZÜM BULACAKSIN! SRN ÇIKARTICAKSIN!" Bildiğiniz kıza baskı yapıyorlar ve Elzem de tamam diyor çıkartıcam. İki gün geçiyor kasabada çok az miktar yemek alabiliyor falan evdekilere götürüyor hatta elzem yemiyor, sonra başka bir sahnede Elzem şunu yapın diyince bizim Itır da diyor ki "YiNe BaŞlaDıN pAtRonLuK TaSlaMaYa!"
ULAN ELZEM OLMADAN 1 GÜN BİLE HAYATTA KALAMAYACAK TEK HÜCRELİ AMİPLER, SİZ NE OLSUN İSTİYORSUNUZ!? KARNINIZ TOK, ARKANIZ TOPLU, ELZEM OLMASA RAHAT BİLE İŞEYEMEYECEKSİNİZ ALLAH'TAN BELANIZI MI İSTİYORSUNUZ!? SALAK HAFİF KALIYOR BUNLARA TANIMLAYAMIYORUM BİLE O KADAR EZİKLER! O KADAR BEYİNSİZLER! Zaten kitaptaki bölümler uzun ve sürüklemeyen cinste, okurken sinir krizi geçiriyorsunuz resmen.
Sayfa 223. Sinir olmuş bir şekilde devam ediyorum. Bizim kızlar okul tarzı bir yere geliyorlar ve Elzem ile Doğanın ırkları hayatta olmadığı için köle olarak çalıştırılıyorlar. (Mara ve ıtır okulda eğitim görüyor.) Sonra Elif diye bir kahya var bizim kızlara bir kattaki tüm odaları temizleme görevi veriyor. Sonra tabii bir tartışma dönüyor falan birden savcı çıkıyor. Adam diyor ne oluyor burda o sıra Elzem ve Doğanın tek odak noktası Savcının KASLARI! BAKIN CİDDİYİM BİLDİĞİNİZ ADAMIN KASLARINDAN BAHSEDİYORLAR. Hatta şöyle bir cümle bile geçiyor " Doğa: sence kaç baklavası vardır?"
" Savcı ne olduğunu sorgularken biz sadece gömleğinin altında neler olduğunu hayal etmekle meşguldük."
Cümleleri hatırladığım kadarıyla yazdım fakat yine de rahatsız edici. ADAMI BİLDİĞİNİZ TACİZ ETTİLER! Sakın bana o erkek diye savunmaya kalkışmayın aynı cümleyi bir erkek bir kadın için kurmuş olsaydı tüm Wattpad camiası ayağa kalkardı. Bu tür şeylerin erkeği kadını olmaz ve normalleştirilemez. Yazarı bu yönden kınıyorum inşallah diğer kitaplarında da böyle bir şey yazmamıştır yoksa gözümden gerçekten düşer.
Şimdi geliyoruz Elzemin nasıl 6 günde açlıktan ölmediğine. Hikâyenin en mantıksız kısmı bu şahsen. Topu topu 3 gün bir şeyler yemiştir fakat o üç günde sadece elma ve çiğ sebze yiyor. Neden? Çünkü kızımız vejeteryan çünkü kızımız yemekleri hijyenik bulmuyor. Ben dedim o zaman sen ikinci defa öldün böyle gidersen. Ama Allah'ın işine bakın ölmedi. Hatta bırakın ölmeyi bayılmadı bile!
Hadi diyelim Elzemin direnci kuvvetli ama 6 günde hiç mi halsizleşmedin? Son 3 gündür köle olarak çalıştı 5 büyük oda temizledi, 3 çuval dolusu çamaşır yıkadı, kendi kulübesindeki eşyaları dışarı taşıdı.. ULAN BIİR BAYIL BİR HALSİZLEŞ! İNSAN DIŞI VARLIK MISIN SEN SENİ OKURKEN BEN YORULDUM! Ve işin en ironik kısmı tüm bu işleri yaptıktan sonra sadece karnının guruldamış olması! Karnın zahmet etmiş Elzem.
Şimdi size normal şartlarda 6 günde aç kalan bir insana ne olduğunu söyleyeceğim. 1. gün biraz ağrılı geçerdi 2. gün açlıktan duygularını yoğun yaşar sinirleri gerilir vücutta kilo kaybı yaşardı, 3. gün iki elmayla bile olsa halsizlik, yorgunluk ve baş dönmesi yaşardı, 4 ve 5. günler vücutta enerji kalmaz vücut organlardan enerji ihtiyacını karşılar ve kişi düzgünce düşünemezdi bile, 6. günde de daha gözleri açamadan eşek cennetini boylardı.
Fakat Allah'ın sevdiği kulu Elzem çok az miktarlarda sebze ve meyve yedi ve yoğun şartlarda çalıştı. 5. günü bile görememiş olması gerekirken hâlâ yaşıyordu. Şimdi sorarım size, bu kitabı bizden daha önce okuyan yazar ve editör, HİÇ Mİ SORGULAMADINIZ AQ!? DİREKT GÖZE BATIYOR ZATEN HİÇ Mİ DİKKATİNİZİ ÇEKMEDİ? Hadi diyelim bu fantastik bir kitap Elzem belki Arafa gelince direnç kazanmıştır ama bu belirtilmemiş. Bu yüzden mantıksız bu yüzden saçma!
Bir diğer mantıksızlığa gelelim kitapta bir sahne var aklınız şaşar. Gediz diye bir mahluk var Elzemi komaya sokuyor. Lakin Elzem ruh formunda ve istedği yere gidebiliyor. Bu sefer de Savcının dersindeydi sonra bir anda Itır kapıyı ÇAT KÜT diye açıyor. Diyor nerde o??
(Gedizi arıyor) Sonra yanına gidiyor gedizin. Gedizin oturduğu yerin yanı da duvar tarafı orada raflar vs var. Raflarda da zehirler falan var. Itır diyor "Elzem yaşamıyorsa benim de yaşamak için bir sebebim yok seni de benimle götürücem!" Alıyor içinde zehirli yılanın bulunduğu kavanozu, tutuyor yılanın ağzını kendi dudağını ısırtıyor. Sonra Gediz kalkıyor tutuyor ıtırı diyor ne yaptın sen deli misin!!?? Bir anda Itır öpüyor Gedizi! Zehiri bu sayede ona vermiş aptal karı. Sonra başlıyor bu sefer Gediz de İtırı öpmeye. O niyeymiş peki? Itırdaki zehri emip çıkartıyormuş kral.
Millette bunları izliyor tabii hazır canlı hayat kurtarma programı var. Sonra Gediz emebildiği- ÖHÖM! Alabildiği kadar zehri alıyor ve çıkıyor sınıftan. Itır da bok çuvalı gibi yere yığılıyor(ona layık olduğu gibi) Ve tüm bunlar oup bitmişken Savcı öğretmenimiz öğretmen olduğunu hatırlayıp ne yapıyor sizce? "Dağılın!" Diyor. Evet, otoritenize hayran kaldım hocam.
ULAN MADEM TEK KELİMENLE SINIFI DAĞITABİLİYORDUN NEDEN ITIRIN ELİNDEN ALMADIN YILANI!?? KAVANOZDAYDI ZATEN! BİR DE ALMANA DA GEREK YOK RUHLARA HÜKMEDİYORSUN BE ADAM GÖNDERSEYDİN YA BİR KAÇ TANE RUH, MÜDAHALE ETSELERDİ! HANİ EN GÜÇLÜYDÜN!?
Hani akıllara şu soru da geliyor, Itır başka türlü veremez miydi zehri!?? Lakin veremezdi adam tek bakışıyla iki büklüm ettiriyor. NEYSE!
Gelelim YİNE Elzemin MALLIĞINA! Dedim ya bu ruh halindeydi diye. Öğrendi salak istediği zaman ruh haline geçebilmeyi Savcıyla uğraşıyor. Parti vardı kişilerin bedenlerine girip çıkıyor. Tabii Savcımız bu malı görebildiğinden peşine takılıyor vücuduna geri dön diye. DİNLEMİYOR! Sonra bir anda bakıyor bir şeyler var, bir şeyler oluyor. İçi huzursuz oldu dedi ki "OLAMAZ! HAYIIR!! HAYIIIIIIIIIRRRR!!" Başlıyor koşmaya "Gelmemeli! Hemen bulmalıyım!" Savcı da ne olduğunu anlamaya çalışıyor soruyor Elzem'e ne oldu bir şey mi oldu diye. Sıra sıra tüm ışıklar patlıyor falan sonra bir odaya giriyor bir cam alıyor kendini kesmeye çalışıyor. Savcı son anda tutuyor "NE YAPIYORSUN!? MAL MISIN? BANA SÖYLESENE NE OLDUĞUNU!" Elzem tabi gereksiz egosu tavanlarda "Bırak beni, bunu yapmazsam gelecek!"
MAL! SÖYLESENE NE OLDUĞUNU GERİZEKALI! DELİ DANA GİBİ ETRAFTA KOŞTURUYOR BU SAVCI DA PEŞİNDEN GELIYOR NE OLDU AANLAT DİYE! Ne olmuş biliyor musunuz? Medusa gelmiş. (•‿•)
Offff. Beni dinle 47 kromozomlu varlık, şu Savcı sendeki egodan başka ne gördü hiç bilmiyorum fakat sen insanı deli edersin. Hiç mi aklından geçmedi kırk fikirli, HİÇ Mİ AKLINDAN BUNU SAVCIYA SÖYLERSEM RUHLARI KONTROL ETTİĞİ GİBİ MEDUSANIN DA İCABINA BAKAR DİYE. HİÇ Mİ AKLINA GELMEDİ YA! HİÇ Mİİİ!!!!?
Ağlicam ಥ_ಥ
Hatırladıklarım bu kadar, diğer karakterlerin mallıklarını da anlatıp sizi sıkmak istemiyorum zaten uzun oldu. Ama şunları bilmenizde fayda var.
- Itır: Erkek fatmaydı demiştim ya daha da beteri! Neymiş erkeklerden nefret ediyormuş DA, böyle ağzına burnuna vurup yerine oturtacak erkek yokmuş DA kendisi mi sevmemiş DE! Dedim sen nasıl bir mahluksun lan? Ortalıkta kadın cinayteleri, kadın şiddeti kol geziyor bu mal birisi gelse de ağzımı burnumu kırsa da evlensem düşüncesinde. MAL! BOŞUNA DEMİYORUM BU MAHLUKU TANIMLAYABİLECEK BİR SÖZCÜK YOK DİYE!
Sonra gidiyor bizim erkeklerden nefret eden erkek fatmamız, ERKEK reyonundan alışveriş yapıyor. Sözü size bırakıyorum.
- Kıvrak ağızlar: Bu sorun tüm Wattpad kitaplarında var. Ben bu kitapta çoğunlukla Asil'de gördüm. Sürekli bakın, SÜREKLİ, Doğayı her gördüğünde, Doğa ona her karşı çıktığında ağzının kenarı yukarı KIVRILIYOR! DİYORUM LA İLAHE İLLA KUVVETE BİLLA!
ULAN BARİ AĞIZLARINIZ YERİNDE DURSUN TEK KIVRILMAYAN NOKTA ORASIYDI ŞİMDİ O DA OLUYOR! Hani bu tek bir erkeğe de yazılmamış TÜM ERKEKLERE YAZILMIŞ! Kızlarda neden olmuyor da sadece erkeklerde oluyor bana biri cevap versin!
Neyse okuyunca beni daha iyi anlayacaksınız kendimi ikinci defa sinir krizine soktum gereksiz yere.
Fakat gerçekten bir giriş kitabı için fazla iyi bir kitap diğer fantastiklere hiç benzemiyor ve dünya açısından mantıksız diyebileceğim nokta hiç yok. Kitabın üç silahşörlerini de ayrı sevdim bu arada gerçekten komedi unsurunu çok iyi taşıdılar. Yer yer gülmekten ölmüştüm.
Tüm diyeceklerim bu kadar yavaş ilerliyor gibi gelebilir size o yüzden sabredin ve bu 4 mala katlanmaya çalışın. OKUT, OKUTTUR KARDEŞİM!