·260 syf.····Okunma: 28 Ocak 2025 19:12 herkes tarafindan elestrilen kisisel gelisim kitaplarini okumayi bende zaman kaybi olarak goruyorum. bu kitabi hem haluk tatar’in onerisi oldugundan hemde konu basliklari ve icerigine baktigimda okumaktan zevk aldigim icin, ilgimin olduguna kanaat getirip heyecan ile baslayiverdim.
kitabin konu basliklari: “bilincli zihin, bilincalti, telkin, iyilesme teknikleri, zihindeki engeller…”
bunlarin hicbirine alti dolu, verimli aciklamalar bulamadim. bilimsel bir noktadan yaklasacagini dusunmusken tamamiyle yazarin arkadaslarinin basina gelmis olaylari sorun-sonuc olarak gormek hayal kirikligina ugratti. yani sorunda sonuca giderken “surec” kismini ben cok onemsiyorum bu tarz kitaplarda. daha fazla farkindalik ve daha bilincli bireyler olmamiz acisindan onemli bir husus, bunun eksikligi buyuk bir bosluk. surekli ayni seylerin donup dolasmasi ve bu dongunun 260 sayfa surmesi kitabin vadettigi o “ise yarar hali” sonduruyor.
tabii kitabin ise yarar kisimlar oldu, altini cizdim, cevremdekilerle paylastim. fakat bu kadari icin bu kitap okunmasa da olur diyorum ve kitabi gormus -rastgelmis-, okumak isteyen ama henuz firsat bulamamislar icin kitaptan feyz aldigim birkac noktayi sizlerle paylasacagim.
1-) basimiza olumsuz bir durum -olay- geldiginde bunu kendimizin yarattigi hic aklimiza gelmez. cunku bilincli zihin araciligi ile bilincaltina gonderdigimiz mesaj -dogru veya yanlis olduguna bakilmaksizin- bilincaltimiz tarafindan yerine getirilir. tek sorumlu biziz!
•sayfa 32 - “unutmayin, bilincaltiniz dusuncelerinizin iyi ya da kotu, gercek yada yanlis oldugunu kanitlamaya calismaz.”
2-) baskalarinin bizi soylemleri ile -olumsuz elestrileriyle- uzmesi mumkun degil. bunlara uzulup kafaya takmamizin sebebi icten ice onlari dogrulayip, hak vermekten gecer.
•sayfa 43 - “baskalarinin telkinleri tek baslarina sizin uzerinizde herhangi bir guce sahip degildir. gucleri ne olursa olsun, asil neden dusuncelerinizle sizin onlara guc vermenizdir.”
3-) hastaliklar ve olumsuzluklar. bunlari hayatimizda surekli dile getirir ve dillendirirsek onlari gercek kilariz.
•sayfa 81 - “bunlari hayat enerjisi ile besleyen tek kaynak sizin bunlara verdiginiz dikkat ve bunlara yonelik olarak gelistirdiginiz korkudur.”
•sayfa 81 - “surekli olarak dusundugunuz yuce ve asil dusunceler, yuce eylemlere donusurler.”
4-) istedigimiz bir seyi elde etme yolunda basarisiz olmaya iki sebep: (bunu zenginlik-yoksulluk olarak ele alalim.)
birincisi, birisi sizin sahip olmak istediginiz seye sahip oldugunda onu kinayip karalamak.
•sayfa 119 - “yoksunluk bu yuzden onlarin hayatlarinda vardir. surekli olarak arzu ettiklerini ve iddia ettikleri seyi karalarlar.”
ikincisi de, yoksulluk en azindan durustluk barindirir kafasinda olmak. sanki varlikli herkes onu yasal olmayan yollardan elde etmis gibi dusunmek.
5-) mutlulugu gercekten istemek. nedir gercekten istemek? romatizmasi olan kadinin sirf hastaligindan dolayi cocuklarindan ilgi gormesi ve kisa vadede bu ilginin onu mutlu ediyor olmasi aslinda romatizmasinin gercekten gecmesini istemiyor oldugunu gosterir.
benim kendime pay ettiklerim bu kadar. en son karar sizlerindir. keyifli okumalar:)