@ayse_betil kaleminden hayata dair öyle vurucu tespitlerin olduğu bir eser okudum ki her satırı çizsem olurdu.
Kitap öykü, şiir ve deneme türlerinin harmanlanması şeklinde oluşturulmuştur. Sevdiğim bu türlerin bir arada yer alması okurken çok hoşuma gitti ve aralarda soluklanma, durup okuduklarımı sindirme imkanı verdi bana.
Çok yönlü bir sanatçı ruhu taşıyan yazarımızın çizimlerini hem kapak tasarımında hem de kitabın içinde görmek de ayrı bir güzellik oldu.
Samimi, akıcı, sorgulayıcı ve düşündürücü üslubunu ve noktalama işaretleriyle yaptığı oyunları ben çok beğendim ve kitabı zevkle okudum. Her başlıkta kendimden, toplumumuzdaki insanlardan, yaşanan olaylardan bir parça buldum. Yazarımızın yansıttığı kişi portreleri her ne kadar edebi olsa da çok gerçekçiydi. Bu bizlere gözlem gücünün çok kuvvetli olduğunu gösteriyor.
İçime sinen, doyurucu, düşündürücü bir okumaydı.
Gönülden tavsiye ederim.
Sizlere çok sevdiğim alıntılardan bir kesit bırakıyorum:
“ Açlıktan, susuzluktan, uykusuzluktan ölebilirsin.
Ya özlem? Özlemden ne olursun ne de yaşayabilirsin özlemle. Arafta kalmak zor, şüphesiz.”
“Bilirsin başımın çaresine bakarım ben,üzmem kimseyi, sorun çıkarmam,dert yanmam,ağlamam.”
“ Hep doğrunun peşinde koştum durdun; okudun, düşündün, yazdın…Hayatını doğru ve düzgün yaşamak için bin tane bedel ödedin. Kendine saygı duyuyorsun bu da bir şey ama pratik hayatta işe yaramıyor… Bencilmişsin…Sanki onlar bencil değil. Bencil olmayan insan mı var?Söylesen, kendilerini savunmak için konuştukça konuşurlar ki hepsi safsata ama senden insanüstü bir sabır, anlayış ve gayret beklerler. Sevmiyorsun insanları.İnsanlığı seviyorsun sen,insanları değil. Çok sıkıldın;yorgun ve bıkkınsın.Kendine vakit ayırmak istiyorsun.Kimseye tahammülün yok.Bu haldeyken kendine de…”
“Evlerden birinde mutlu bir olay yaşanırken
Başka bir evde yaş tutuluyor.
Sen rüyanda mutlu şeyler görürken
Birileri tüm gece gözünü kırpmadı.”