Puan vermedi·224 syf.··
2025 3. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2025 00:36
Bu yazarı duymayan yoktur diye tahmin ediyorum çünkü kitaplarından herhangi biri bir şekilde çoksatanlar arasına girmeyi başarıyordu. Ben ilginç bir tercih yaparak bu kitabıyla yazarla tanışmış bulundum ve öyle harika diyebileceğim bir noktaya denk gelemedim. Belki de tercih ettiğim kitap itibariyle bu yaşanmış olabileceğini düşünüyorum çünkü genelde övülen romanlarından birinin bu olduğuna denk gelmemiştim. Diğer romanları, anladığım kadarıyla bu romanına göre daha çok tutulmaktadır. Özellikle Gece Yarısı Kütüphanesi kitabı oldukça rövanşta olduğunu çoğu kişi biliyordur. Nedense o kitabı okumaya başlamak yerine bu kitabını tercih ettim. Diğer kitabı çok övündüğünden dolayı hayal kırıklığına uğramak istemedim sanırım. Bu kitaptan çok bir beklentim yoktu. Tahmin ettiğim gibi kendi çapında çoğu insandan daha fazla imkanlara sahip birinin depresyon sürecini, o süreçle nasıl başa çıktığını, etrafındaki insanların davranışlarını ve sonunda o süreci nasıl kontrol altına aldığından bahsediyordu. Depresyonu küçümsemiyorum, asla yapmıyorum bunu çünkü depresyon ciddi bir rahatsızlıktır. David Burns’un İyi Hissetmek isimli romanın bahsettiği gibi: “Depresyon sizi öldürebilir.” (sayfa 31) Depresyon ciddi bir rahatsızlıktır ve küçümsenecek bir olayı yoktur. Bunu küçümsemek kimsenin haddine değildir. Birkaç satır yukarıda dediğim “çoğu insandan daha fazla imkanlara sahip” kısmı yanlış anlaşılmasın çünkü bunu depresyonla ilişkilendirmedim, sadece yazarın depresyondan çıkmak için verdiği öğütler bana pek hoş gelmedi. Sebebi ise çoğu insan çok farklı ve kötü şartlar altında dünyaya ayak basıyor, o şartlar bazen o kişinin kaderi hâline gelmekte ve bazı imkanlara sahip olamamaktadır. Yanlış hatırlamıyorsam yazar depresyondan kurtulurken seyahat yapıyordu kendi ülkesinden başka bir ülkeye. Bunu tavsiyede bulunuyordu. Türkiye şartları göz önüne alındığında depresyondaki birine bunu demek pek akıl kârı değil çünkü bir yere gitmek için o imkanlara kolay bir şekilde ulaşmayacak bireyler olduğundan kişinin daha kötü bir depresyona girmesine neden olabilmektedir. Yazarın yaşadığı acıyı, depresyonu küçümsemiyorum. Anladığım kadarıyla kendince büyük sıkıntılara girmiş ve bu çoğu insana göre depresyona girilebilecek bir durum olarak algılanamayabilir ya da çok büyük bir sorundur fakat yargılamıyorum, küçümsemiyorum. Çünkü acı hissedene ağır gelir, yaşayan bilmez. Her acı herkes için eşit dereceye sahip değildir. Bu kitapta anlatılanlar illaki birine yardımcı olmuştur, bunu bilemem ama depresyonda olsaydım ve bu kitabı biri bana tavsiye etseydi okumam için sanırım okuduktan depresyonum iyiye gitmek yerine kötüleşebilirdi. Bu kitap beni daha çok depresyona sokardı çünkü bir şey katmak yerine bazı durumları insanın gözüne sokuyordu. Zaten bilimsel açıdan bakılacak bir kitap değil, bilimsel bir kitap arıyorsanız David Burns’un kitaplarını önerebilirim. Yukarıda örnek verdiğim alıntının kitabını ben okumaktayım, sindire sindire okunması gereken bir kitap olduğunu düşündüğümden yavaş yavaş okumak tercihimdir. Bilimselliğe dayanan araştırmalar mevcut olduğundan dolayı depresyonda veya daha iyi hissetmek isteyen birinin okuması gereken kitabın o olduğunu düşünüyorum. O kitapta bu kitaptaki öğütler yerine duygu durumunu nasıl kontrol altına almanız gerektiğini, duyguların nasıl şekillendiğini anlatmaktadır. Zaten depresyonla başa çıkma şekilleri herkesin farklıdır ama birine başka bir ülkeden başka bir ülkeye gitmelisin öğütü bana göre doğru değil. Yazarın kendi deneyimi olduğundan dolayı buna bir lafım yok ama dediğim gibi depresyondayken okunacak bir kitap olduğunu düşünmüyorum. Bir yazarın kendi deneyimine şahit olmak isterseniz okuyabilirsiniz bence. Bu kitap yazarın tamamen kendi deneyimlerini anlatan hikâyesidir. Nedenlerin sıraladığı kitap olduğunu sanmıyorum, yazarın tutunduğu nedenleri içermektedir. Benim için elle tutulur bir şey yoktu, birçok alıntı gözüme çarpsa da herkesin daha önceden bir şekilde duymuş olduğu bilgilerin farklı biçimlerde ele alınmış şekilleriydi. O yüzden alıntı paylaşma ihtiyacı bile hissetmedim. Puan vermeyi de pek planlamıyorum çünkü bu kitaba yüksek puanda veremezsin, çok düşük puanda versen bir anlamı yok. Pek bir manası yok bana göre. Okumasam da hayatımdan bir şeylerin eksileceğini düşünmediğim bir kitaptı. Bir şey kattığına da inanmıyorum, elbette her kitabı bana bir şey katsın diye okumuyorum ama bu kitap kişisel gelişim kategorisine dahil olduğundan bir şeylerin değişmesini bekliyor okuyucu. Öyle bir şey olduğunu düşünmüyorum, bir şeylere katkı sağlamadı. Ama her okuyucu bazından konuşmuyorum bunu ama manasız bir kitap olduğu kanısındayım. Yaşama tutunmak için birçok neden elbette vardır ama herkesin farklı ve yaşayış biçimleri, şartları aynı değildir. Kitapta yer alan motivasyonun herkesin üzerinde işe yarayacağını düşünmüyorum, verdiği örneklerde herkesin sahip olmasının olanağı olduğunu da sanmıyorum. O sebeple bu şekilde kişisel gelişim kategorisinde kendi deneyimleri altında akıl verirken bazı yazarların birkaç kez düşünmesi gerektiğine inanıyorum. Belki de kişisel gelişim yani bu tarz kitaplar bana göre değildir ama doğru bulmuyorum ve bu benim fikrim. Şahsen okurken bayağı sıkıldım, ilk başta biraz akıcıydı ama yani sonlara doğru gerçekten bunalmıştım. Çok bilge bir şeyden bahsedercesine anlatılan deneyimler benim ilgimi o kadar çok çekmediğini fark ettim. Yazarın yazım dilini de aşırı beğendiğimi söyleyemem, gayet sıradan bir anlatıma sahipti. İllaki depresyon için okunacak kitap arıyorsanız bence o kitap bu olmamalı, daha gerçekçi ve şartlara uygun bir deneyim içeren roman bulmanızı tavsiye ederim ama bu sadece bir fikir tabii ki. Çünkü herkes aynı acıyı aynı düzen içerisinde yaşamıyordu. Bu tarz bir deneyim birilerini illaki motivasyon ediyordur ama dediğim gibi depresyonda okuyup bitirseydim duygu durumum daha kötüye gidebilirdi.
1000Kitap
Yaşama Tutunmak İçin NedenlerMatt Haig · Kollektif Kitap · 20152,695 okunma
·
80 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.