·392 syf.····Okunma: 30 Ocak 2025 14:31 Muhammed Karen Armstrong
Evet bir oryantalistin peygamber efendimizin hayatını biyografisini anlattım (kendi bakış açısıyla) bir eser.
Özellikle bu tür kitapları okurken dikkat edilmesi gereken en önemli hususlardan birisi her ne kadar kendilerinin objektif Tarafsız olarak yorumladıklarını iddia etse de hiçbir surette hiçbir insan tarafsız olamaz çünkü o toplumun sosyal kültürel altyapısında yetişmiştir.
Kitap ile ilgili olarak ise 10 bölümden oluşan Peygamber Efendimiz eksenli kısa bir İslam'ın ilk doğuşu tarihi diyebiliriz Salman Rüştü olayından sonra batıda İslam'a fobinin tekrar cereyan ettiği bir dönemde kaleme alınmış Bu da kitabın Batı toplumunun ilgisini çekmesine yardımcı olmuş genel olarak ılımlı bir şekilde anlatmaya çalışmış ancak tümü olmasa bile genelde yöneltilen eleştiriler aynı;
Bir Peygamber Efendimizin eşleri 2 evlatlık ile evlendi evlenilme 3 toplumun çöküntüsü putperest kabileciliğin sonu ve ister istemez alttan gelen bir sosyo kültürel değişimin gebe olması 4 ümmi olmasına rağmen tek tanrıcılık fikirleri ve Kur'an kıssalarının Musevi hıristiyanlıktan farklı olması benzer olması bir orijinalite yoksunluğu 5 şeytan ayetleri 6 Ebubekir Ömer Osman Ali'nin Peygamber Efendimizin ölümünden sonra İslam toplumunun ayakta kalmasını açıklayamamaları 7 bir peygamber olarak değil bir trans parantez içinde Ruhi trans mistisizim Kahin şair olarak değerlendirme ya da Sara terleme baygınlık vesaire ile konuyu objektif yaklaşamama 8 Hudeybiye Antlaşması'nı anlayamama
Gibi birçok ortak eleştiriler ve anlam verememeler... bu soruları yazımı okuyanlara da sormuş olayım.
Bu kitapta benim son bölümde yazarın bize sormak istediği ve düşünmemizi istediği bir soru var "Eğer İslam inancı Tarihte ilk kez olsa bile artık güçlü değilse iddiaları nasıl doğru olabilirdi?"
Işte bir batının gözünde Değer kavramı inanç kavramı bir inancın veya değerin doğruluğu başarı kıssasıyla ölçülemez inancın doğruluğu başarıyla doğru orantılı değildir kıtaları Atlas bir ipek kumaş gibi kesip Biçer Dizayn ederken bile inancımızın doğruluğundan şüphe etmedik bunun kıssası olarak da başarıyı görmedik Evet batının değeri ve kavram yasasına ters.Eğer bir şey başarı değilse güçlü değilse o yanlıştır demedik.
Asıl mesele batının Şu an güçlü dahi olsa tekdüzeleşen küresel dünya için bile tek bir rakibi vardır O da İslam'dır Bunun haricinde şu an rakip olarak görünen ne bir medeniyet ne de bir kültür vardır herkes boyun eğmiş. İslamın ise yenilmesi boyun eğdiği anlamına gelmiyor Çünkü kapitalist sistemin Küreselleşmenin karşısında durabilecek tek Fikri güç şu an islamdır komünizm yıkıldı şu an herhangi bir fikri akımın yaşaması bile mucize.
İslam'ın bunu nasıl başaracağı ise akıllardaki tek sorun Bunun için de Teoman dural'ın İngiliz Yahudi küresel medeniyeti adlı eserini okuyup ve dahi daha birçok Eser okuyup Çağın gerekleri doğrultusunda hareket edip kendi kültürel gelenek toplumsal yapımızı yıkmadan ama değişime de müsaade göstererek içimizde bir harmanlama eritme Yeni bir düzen ve kökleri eskiden gelen bir medeniyetin inşası ve doğuşu mutlak kaçınılmaz olacaktır.