Kitabın başından sonuna kadar ağladım diyebilirim. Belki Kafka'yla bu kadar benzer yan bulmamdan bilemiyorum. Ama kitabı okudukça, cümleler ardı sıra geldikçe içim parçalandı. Kendi hayatımdan sahneler gözümün önüne geldi. İçine doğduğumuz aile bu hayatta seçemeyeceğimiz şeylerden bir tanesi bir diğeri de ölümümüz. Bazı çocuklar bu kadar şanslıyken bazıları neden şanssız bilmiyorum. Sorsan, baksan bu çocuğa şunu yapıyorlar diye gösterebileceğin, söyleyebileceğin spesifik tek bir şey yok. Ama ruhu yaralanıyor. Ve bunu öyle bir ailenin içine doğmamış kimse anlayamıyor maalesef. Ben de bütün bana benzeyen çocuklar gibi şanslı olanlarınki gibi bir ailede büyümek isterdim. Kitap duygularımı bu kadar dışa vurduğu için yarısında kapatıp bırakmak istedim. Her cümle bir öncekinden daha da kendimi hatırlatıyordu çünkü. Ama ağlaya ağlaya bitirdim, bırakamadım. Beni en çok etkileyenler içinde de bir sıraya oturdu. Mutlaka okumayı deneyin belki siz de ruhunuzdan parçalar görürsünüz.