Şu ana kadar okuduğum Miraç Çağrı Aktaş kitaplarından en güzeli bence kesinlikle Kendine Hoş Geldin . Diğer kitaplarını da çok sevdim ama bu bir başkaydı. Sevdiğim herkese kitabı alıp teker teker hediye etmek istedim. Yalnız sevdiklerimin değil, gerçekten herkesin okumasını tüm içtenliğimle diledim.
İnsanların bu tarz kitaplara ihtiyacı var. Miraç Çağrı Aktaş sanki karşıma oturmuş ve benimle sohbet ediyordu. Ben bu sohbetten o kadar keyif aldım ki anlatamam. Umarım sizler de kitabı elinize alıp okur ve onunla yaptığınız muhabbetten keyif alırsınız. :)
Kitaptan beğendiğim birkaç alıntıyı bırakarak yazımı sonlandırmak istiyorum.
~
Yoruldum dedikçe bana yokuş olanlar, dinlendiğimde yanımda belirsin istemiyorum.
~
"Çöllerin ortasında bıraktığınız insanların size gül bahçesi susmasını beklemeyin."
~
Siz, "seni seviyorumculuk" oynamaya devam edin, ben sizi izliyorum.
~
"Yanındayım."diyenler olacaklar.
Duy da inanma.
~
"Her şey göründüğü gibi olsaydı, eline aldığın denizin suyu mavi olurdu."
~
Gitmek isteyen bir insanın kalması için uğraşma.
Gideni uğurla, kalanı ağırla.
Sen de insansın, yazık sana da.
~
Zamanımdan verip düzenimi bozduğum ve her ihtiyacına koştuklarım, söz konusu ben olunca nasıl ortadan kayboldunuz ama?
~
"Ya siyah ol ya beyaz. Griye tahammülüm yok benim."
~
İnsanları kuşa benzetirim ben. Bir kuş düşünün, gökyüzüne ait ve gökyüzüne âşık. Kanatları sağlamsa ve uçmayıp yanında kalabiliyorsa, seni gerçekten seviyordur. Bu kadar basit... Kimseyi kıskançlığın yüzünden kafese kapatamazsın. Zaten bu kıskançlık değil, bencilliktir. Bunun adı da sevgi değildir.
~
Artık gidene üzülmüyorum.
Yerine daha iyisini koyuyorum.
~
Gidecek yerin yoksa, kendine gel. Bir an önce gel. Sevmek nasıl oluyormuş, onlara kendini severek göster!
~
Ben de tam olarak son duraktayım. Olmaktan korkmadığım, huzurlu hissettiğim yerdeyim; kendimdeyim.
~
Bembeyaz bir kâğıt düşün, o sensin. Elinde de yazmayan bir kalem, o da insanlar. İşte bazı insanlar yazmayan o kaleme benzer. Yazması için ne kadar zorlarsan kağıda o kadar zarar verir. Yani sana.
Bembeyaz bir kâğıt üzerine anlamı olmayan izler bırakmanın manası yok. Yazası yoksa bırak, yazmasın o kalem. Güzel hikâyeler yazacağın bir kâğıdı neden yazmak istemeyen bir kalemin saçma sapan izleriyle doldurasın ki? Boş kalsın daha iyi. Zamanı gelince senin hikâyen, en güzel kalem tarafından, en güzel yazıyla zaten yazılır, sabret.
Yazmayan kalemin kapağını kapat ve çöpe at. Hak ettiği yerin çöplük olduğunu bildiğin hâlde kendi canını yakmaya çalışma. Kimsenin varlığını kendi varlığından önemli kılma. Sevgi zorla olmaz. İnsanın içinde olur. Kalbinde olur. Yüreğinde olur. Lakin bunların hiçbiri yoksa o insandan medet umma. Çünkü en çok kalbi olmayan insan zarar verir sana.
~
...