Fransa sokaklarında insanları tahlil eden baş kahramanımızın gözüne üstü başı ve ayakkabısı yırtık bir adam çarpar. Bu adam tuhaf bir şekilde sağa sola gidip insanlara çarpıp durur. Kahramanımız bu adamın başta gizli dedektif olduğunu sanar. Fakat sonradan anlar ki bu adam yan kesicilik zanaatıyla uğraşmaktadır. Yan kesici üç tane maymunun şaklabanlık yaptığı bir kafenin olduğu bölgede yoğun olan kalabalığa hamlelerde bulunur. Öğlene kadar adamı izler ve adamın öğlene doğru masum bir kadının cüzdanını çalışına tanık olur ve içten içe ondan nefret eder. Onu takip eder ve bir konteynere girdiğini görür. Yan kesici orada cüzdanın içini kontrol etmektedir. Oradan mutsuz bir şekilde çıkması cüzdanın pek de dolu olmadığını gösterir. Daha sonra yan kesici tekrar aynı caddeye döner. Kahramanımız onun oraya gitmesini içten içe istemez. Yan kesici de kahramanımızı duymuşçasına sola sapar. Bir müzayede salonuna girer. Kahramanımız yan kesicilik için daha doğru bir yer olamayacağını düşünür. Belki de yan kesici sokakta burası için prova yapmıştır. İlginç bir şekilde yan kesici dikkat çekmeden içeri girer. İlerleyen süreçte ilginç bir şekilde yan kesici baş kahramanımızı hedefine alır. Çok seri bir şekilde yaklaşır ve elini kahramanımızın iç cebine sokar ve kahramanımız da hiç beklemediği şekilde ona tepki verir ve yan kesicinin elini kavrar. Yan kesici adeta şoka uğrar. Gözleriyle kahramanımıza onu bırakması için yalvarır gibi gözükmektedir. Kahramanımızın da onu ele vermeye niyeti yoktur. Yan kesicinin elini bırakır. Yan kesici de bir hışımla onun yanından kaybolur. İnsan selinin içinde tekrar görünür ve kahramanımız onun üzerine doğru yürüyünce kaçar ve insan selinin içinde kaybolur. Böylece kahramanımızın yan kesicilik zanaatını öğrenme süreci başladığı gibi son bulur. Stefan Zweig insan psikolojisini ve davranışlarını bu kitapla oldukça güzel tahlil etmiş. Benim için yine oldukça akıcı bir Zweig eseri oldu. Kitaba notum 10 üzerinden 8.
Alıntılar: Çünkü tecrübeli ve gerçek bir sanatçıyı, bir acemi, bir amatör, bir deneyimsizden ayıran şudur: Sanatçı sahip olduğu birçok tecrübe sayesinde gerçek bir başarıyı elde etmeden önce başarısızlığın da kaçınılmaz olduğunu çok iyi bilir, son ve en önemli fırsatı yakalaması için beklemesi ve sabretmesi gerektiğinin farkındadır (Sf. 18).