D&R'a girip hiçbir şey almadan çıktığım bir gün kapağı ilgimi çekmişti konusu hakkında hiçbir fikrim olmamasına rağmen. Biraz araştırınca konusu da merak uyandırdı ama keşke uyandırmasaymış. Kriz geçirdim okurken. Puanı çok iyi olan kitabın kötü yorum yapan tek okuyucusu olan uyuz kişi olmak istemiyorum ama bu incelemeyi yazmadan rahat edemeyeceğim. Kitabın konusunu kısaca açıklamam gerekirse en iyi arkadaşı Lexie ile birlikte kütüphanede çalışan Morgan'a bir gün ansızın özel baskı kitaplardan birinin kaybolması ile ilgili bir telefon gelir ve sihirli Fae Dünyası'nın kapıları böylelikle açılır. İlk başta(Morgan Drager ile ilk karşılaştığında ve Lexie, o ve Drager kütüphanedeyken yani)olaylar eğlenceliydi ve Morgan' ın bazı salak saçma lafları salak saçma olsalar bile beni güldürdü ama kız kitap boyunca o kadar kalın kafalı ve salak davrandı ki bir raddeden sonra katlanılmaz oldu. Sürekli yetişkin içerikli fantastik kitaplar okuduğunu söylemesi de cabası. Anladık Morgan yeter artık. Ana karakter hayatımda okuduğum en gerizekalı karakterler arasına girse bile kitabın komik yanları vardı, verdiğim 3 puanın 1.5ini buraya verdim. Şimdi bu söyleyeceğim spoiler sayılır mı tam emin değilim, 43. sayfada gerçekleşen bir olay olduğu için sayılmaz bence. Bu kitap için spoi değil ama Acımasız İllüzyonlar kitabını bitirmeyenler bu kısmı geçsin lütfeen. Lexie'nin Fae çıktığı sahnede aklıma direk olarak Acımasız İllüzyonlar'daki ana karakter Ava'nın en yakın arkadaşının vampir çıkması geldi, bir hüzünlendim o kitabı sevdiğim için.
Spoiler bitti. Kitap resmen yazarın fantezilerini yazmak için "fantastik" türü altında yazdığı bir kitap. Şu bir ay süren "doğurganlık zamanı" saçmalığı yazarın "acilen buraya smut eklemeliyim" kafasında iken yazdığı yerler olsa gerek. Kitabın arkasında aslında yetişkin içerik uyarısı varmış ama şanslı ben görmeden almıştım. Zaten smut içerikli bir kitap okuduğumda o kısımları atlayarak okurum hep çünkü hoşuma gitmez ama atlarken yinede bazı şeyler görüyor insan. Yani abla bu kadar detaylı yazmak zorunda mıydın gerçekten, şu smut sahneler bu kadar fazla ve iğrenç olmasaydı bir iki puan daha verebilirdim. Kitaptaki evren çok güzel aslında ama saçma sapan smut sahnelerden başka birşeye dönmüş. Ayrıca karakterlerin arasındaki "ilişki" de hiç hoşuma gitmedi. Aralarında cinsel çekimden başka birşey yazılmamış. Sadece bu "doğurganlık zamanı" için 30 gün **** yaptılar, ana kadın karakter hemen "Biz birbirimizden çok farklıydık, bir ilişkimiz olamazdı.." havalarına girdi. Tam çıldırmalık. Aranızda birşey yok zaten:)Adam tanrı diyoruz ya. Bu doğurganlık zamanı denilen şey de her ne kadar Fae'ler ve insanlar birbirlerinden çok farklı ırklar olsalar da bir grup fae topluluğun aynı ortamda 30 gün boyunca **** yapması ne kadar mantıklı acaba? Aynı zamanda iğrenç. Sözde doğa ana yüzündenmiş. Yazarın garip fantezileri var. Morgan ve Drager'da randevuya çıkacaktı ne güzel ****den başka bir etkileşimleri olacak diye sevindim, o da arada kaynadı. Morgan zaten tam bir gerizekalı baştan beri biliyordum ama aşırı cringe sahneleri vardı ara ara. Yazarın adı kapakta yazmasa waty kitabı diyeceğim o kadar yani. Drager ve Zahak(iki koca tanrı, üstelik ejderhaya dönüşebiliyorlar)dövüşürken dursunlar diye kendini yerden yere atıp(mecaz anlamda değil..)"benim için kavga etmeyin" havasına girdi iki dakikada. Lexie'yi de bu kadar çabuk kabullenmesi de gerizekalılığının göstergelerinden biriydi. 3 sayfa trip attı sonra "Biz ayrılamayız, kankayız" moduna geçiş yaptı. Erkek karakter klasik bad boy, en ufak bir incelik yok adamda. Zahak ondan daha da bad boy ama onun biraz ağır abi havaları var. Hoşuma gitmiyor da değil. En azından biraz gizemli falan. Yalnız kitabın son 70 sayfasında falan ortaya çıkıyor ki bu gerizekalı Morgan ile Zahak ruh eşi miymiş ne. Ya hani Drager bu kızın gardiyanıydı?(süper cringe arka kapakta da yazdığı gibi;"Drager, benim yeni gardiyanım.")Mika'nın samimiliğinden dolayı 0.5 puan da ekledim. Sona kalan 1 puanı da Tylan için verdim. 375 sayfalık kitapta karşılaştığım en iyi karakter oydu. Komik, alaycı hemde bir tanrı. Tam benlik bir karakterdi. Umarım ikinci kitapta hem Tylan'ı hemde Drager'ın diğer kardeşlerini daha çok görürüz(ve evet bu kadar uzun ve eleştirilerle dolu bir incelemeden sonra devam kitabını da sipariş ettim çünkü serileri tamamlama hastalığım var.)Sonu açık uçlu bittiği için ikinci kitap olan Kızıl Gökler'i de merak ediyorum, o kitapta sanırım Zahak daha fazla ön planda olacak ama ben Tylan'ı daha çok görmek istiyordum. Yinede okunur. Bu kadar uzun bir incelemeden anlayabileceğiniz gibi kitabı önermem.(yinede okurken bazı yerlerde tuhaf bir şekilde zevk aldım.)5 puanın altını sadece beğenmediğim kitaplara veriyorum:)
Altın Kanatlar
sonunda benim gibi dusunen biri. gercekten de dedigin gibi tamamen yazarin fantezi kitabiydi, fantastiklik desen zaten yoktu araya bi ejderha serpistirmisler o kadar, karakterin salakligiysa beni de cok sinir etti