Yazarı daha önce hiç okumadım sesli kitap uygulamasında gördüm kitabı ve ismi ilgimi çekti içeriğine de bakınca dinlemeye başladım. Kısa ama bir o kadar da etkili bir kitap.
(spoiler)
Doktorların çocuğunuz olmaz dediği Meryem ve Koray'ın çocuğu oluyor. Sihir. Fakat ne acı ki 5 aylıkken dünyaya gelen kızlarını 8 saat sonra kaybediyorlar.
Kızı ölen babanın çektiği acılara odaklanıyor kitap. Öyle büyük bir acı ki Koray'ın gözü hiçbir şey görmüyor ve belki de kızıyla beraber her şeyi kaybediyor. Kitabın son kısımlarında Hızırla beraber yolculuklara çıkıyor, farklı alemlere gidiyor (Amak-ı hayal' deki Raci gibi). Ve bu yolcukların birinde kitap sonlanıyor.
(Arka kapak)
Mümkün dünyalarda normal olan, her şeyin kötüye gitmesidir. Serçeler ölür, ağaçlar kurur; yağmur bereket değil, sel getirir; güneş ısıtmak için değil, kavurmak için doğar. Ve dünya denen gebergâhın hengamesinde, insan kendisiyle yeterince kavgalıysa,bazen aynalar çatlar. O çatlaklara gözünü diken insan hayatında ilk defa aynada etini değil de ruhunu; suretini, suratını değil de kendini görür. Ölerek, vazgeçerek, kendini öldürerek doğar.
"Ağlasaydım ölecektim. Çünkü ağlarsam rahatlardım ..."