·210 syf.··Beğendi
···Okunma: 28 Ocak 2025 18:46 Yaşamak: Kitap aslında Fingui adında bir adamla bir yabancının tanışmasıyla başlıyor ve biz başlangıçta bir 30 sayfa kadar bu adamın karaktersiz kişiliğiyle tanışıyoruz. Başlarda böyle bir anlatım olduğu için karaktersiz bir adamın hikayesini dinliyoruz gibi düşünndüm ama belkide ama o 30-40 sayfa akıp gittikten sonra fingui’nin karakterini oluşturacak olaylar ve tecrübelerin neler olduğunu dinliyoruz maalesef ve burada adama başta kızarken bir anda oh olsun diyemiyoruz başına gelenler için. Yazar Mao döneminde çocukluk geçirmiş bir adam bu yüzden o döneme ait bir çok olay hatrındaymış. Mao dönemi hakkında çok fazla bilgim olmamakla beraber, özellikle Kültür Devrimi (1966-1976) ve Büyük İleri Atılım (1958-1962) gibi siyasi hareketlerin etkisiyle, Çin'deki yaşam koşullarını oldukça zorlaştırmış bir dönem olarak tanımlayabiliriz aslında. Bu dönemde yaşanan başlıca zorluklar var bunların kitaba yansımasını görüyoruz aslında. Büyük İleri Atılım sırasında, tarım aletleri ve gıda maddeleri komünist sistemine devredildiği için köylüler, temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandılar. Kıtlık nedeniyle birçok insan açlıkla mücadele etmek zorunda kalmış Tarımın kolektifleştirilmesi, köylülerin kendi ürünlerini yetiştirmelerini engelledi. Bu durum, köylülerin geçim kaynaklarını kaybetmesine yol açmış zaten kitapta da fingui sürekli işte yulaf lapası yediklerinden pirinç bile bulamadıklarından bahsediyor 20 kilo pirinç için oğlunun çok sevdiği hayvanı satmak zorunda kalıyorlar. Fugui karakterinin ailesinin üyelerinin ardı ardına kaybedilmesi, bu dönemdeki sosyal çalkantının ve bireylerin yaşadığı travmanın bir yansımasıdır. İnsanlar, savaş, kıtlık ve siyasi baskılar nedeniyle sevdiklerini kaybetmişler mesela eşi kemik erimesine yakalanıyor doktor bu hastalığın tedavisi olmadığını söylüyor ve fingui orada işte şükrettim tedavisi olsa da param yok diyor. Bunun yanı sıra benim kitapta en etkilendiğim kısım bu kısımdı cidden Siyasi hareketler, toplumda ciddi bir sınıf farkı yaratmış. Örneğin, Fugui'nin oğlu Youqing'in valinin karısına kan bağışında bulunurken ölmesi, kırsal kesimdeki insanların hayatlarının, statüsü yüksek olanlarla aynı değerde görülmediğini de gösteriyor bize ve orada Fuguinin eski bir dostla karşılaşması ve o yaşadığı psikolojik sarsıntı ne hissedeceğini bilememe durumu bana baya geçti. yu jinin ölümü beni mahvetti jisene tabut alacak parasının olmaması ve kapı kapı dolaşıp para toplaması beni mahvetti. Kitabın sonlarına doğru biraz rahatlama başladı gibi hissettim özellikle damat ve fenjiya dinamiğinde ama Fenjiya’nın dilsiz olmasını kitabın sonunda anladım ben jnldksmş Hani fugui diyor ya iki evladımı da doğumdan dolayı öldü biri başkasının çocuğu doğarken diğeri kendi çocuğunu doğururken. Kitapta “Mutlu olduğun sürece fakir olmak utanılacak bir şey değildir…” diyor ama bu adamlar ne mutlu ne de zengin hani artık daha fazla ne yaşayabilir dedikçe felaketin felaketini yaşadılar ve yazarın dediği o felaketten kurtulunca ardından güzel günler gelir cümlesi var ya o güzel günler gelmedi. Gassal bu kadar ölüm görmedi. Yamuk kafalı damadin ölümü beni şaşırtmadı zaten bu aile sanırım bir proje yani doğum ve ölüm için djklmfd Ve her defasında aynı hastanede aynı odada ölmeleri çok manidardı.