İyi eğitim sayesinde dünyadaki iyilik adına her şey görünür hale gelir. Bunun için gerekli olan tek şey insanda gizli halde bulunan nüvelerin giderek daha fazla geliştirilmesidir çünkü kötülük sadece denetim altına alınmamış tabiatın sonucudur.
Özgürlük sevgisi doğal olarak insanda o kadar güçlüdür ki, insan bir kere özgürlüğe alıştığında, artık her şeyi onun uğruna feda edecektir. Sırf bu sebepten ötürü talim-terbiyenin disiplin kısmı çok erken dönemlerde yerini almalıdır, çünkü bu yapılmadığı zaman, hayatta daha sonra kişiliği değiştirmek kolay olmayacaktır. Disiplinden yoksun yani kendi kendini sınırlama becerisi gelişmemiş insanlar gelip geçici her arzuyu, her hevesi takip etmeye yatkındırlar. Bunu vahşi kavimler arasında da görürüz, onlar her ne kadar bir müddet Avrupalılar gibi iş yahut vazifelerini yerine getirseler de, hiçbir zaman Avrupalılara, Avrupalıların tarz ve tavırlarına alışamazlar. Onlardaki, soylu özgürlük duygusu değil fakat bir tür barbarlık, deyiş yerindeyse hayvanlık, henüz gelişmemiş insanî tabiattır. Dolayısıyla insanlar kendilerini erken yaşlarda aklın buyruklarına boyun eğmeye alıştırmalıdır ve bu eğitim çocukluk yıllarından başlamalıdır. İğrenç ve saçma olan yerine nefreti, insan ve Tanrısal ceza korkusu yerine kendi vicdanının korkusunu, insanların kanaatleri yerine öz saygısını ve iç vakarını, söz ve safi dürtüler yerine eylemlerin iç değerini, duygu yerine anlayış gücünü, kasvetli ürkek ve kederli adanmışlık-dindarlık yerine neşeliliği ve iyi huylu dindarlığı koyması çocuklara öğretilmelidir. Bu sayede erken yaşta ahlakî eğitimin temelleri atılacaktır.
Her sayfasını büyük bir ilgiyle okuduğum Eğitim Üzerine (Ruhun Eğitimi-Ahlaki Eğitim-Pratik Eğitim) okumak isteyen herkese tavsiyemdir. Okurken heyecan veren, heyecanlanırken düşünmeye sevk eden, bu sayede davranışlarımıza aktarabileceğimizi öngördüğüm harika bir eser çünkü insan düşünmeyi öğrenerek keyfi-gelişigüzel değil, sabit-değişmez ilkelere göre hareket etmeyi öğrenmeye başlar.