Yazarın okumadığım kitabı kalmadı böylelikle, kalemi benim güvenli alanım ne yazsa okur severim. Mir'de benim için yer ayrı bir kurgu oldu. Üzüldüm, sinirden patladım ama keyifle de okudum. Şifa harika bir karakter. Terör tarafından ablasının vesilesiyle kaçırılıp yabancı topraklarda esir tutuluyor ve fiziksel ve psikolojik şiddetle mücadele ederken bir yıl sonra asker olan Mir Aslan'ın operasyonu oraya düşüyor. Şifa onlardan kaçmayı başarıp Mir'e sığınıyor. Ama yıllardır birbirlerini rüyalardan zaten tanıyorlar. Rüyalarında birbirine aşıklar o yüzden yüz yüze gelince haliyle şok oluyorlar. Kader işte yaa :) Bunun detayını anlatmayacağım okuyup öğrenirsiniz. Tabi birbirlerine bağlantıları bununla sınırlı değilmiş o da yazarın bizi sonda bıraktığı kısımda saklı... Ben ikinci kitabı nasıl beklerim bilmiyorum. Yan karakterlere gelirsek 3 kızımızı da ben çok sevdim ama erkekleri bir kaşık suda boğmak istedim. Özellikle Alper... Umarım yaptığı şeyden sonra kız tarafından affedilmez. Ölüm kalım meselesi olsa bile yaptığı şey saçmalıktı. Umarım hep arkasında durur bunu da affetmeyiz. Alper'in kitap boyunca sözünden bir türlü dönememe olayı kafayı yedirtti bana. İlla Şifa'yı kaybetmek üzereyken aklı başına gelecekti iyi de oldu. Keşke biraz daha sürünseydi. Ve Orçun. Kitapta sevdiğim iyi huylu tek adamdı jdjdj İkinci kitapta onu da bir kısmetiyle detaylı okumak isterim. Genel olarak kitabı bir günde bitirdim. Bir başladım ve bırakamadım. Kalemi şiirsel ve akıcıydı. Duygu geçişlerini de sevdim. Şifa'ya sarılmak istiyorum.
5/5