·112 syf.··Beğendi
···Okunma: 03 Şubat 2025 17:27 CİNAYET İŞLENECEĞİNİ
Santiago’nun evinin kapısının altından atılan uyarı mektubunu her kim attıysa biliyor
Gelin Angela’nın ailesinin tamamı biliyor
Sütçü Clotilde Armenta ikiz kardeşin ne yapacağını biliyor ve; “Tanrı aşkına, Sayın psikopozun hatırı için olsun bu işi daha sonraya bıraksanız.” diyor.
Bir polis belediye başkanının sütünü alıp ona götürmek için dükkana geldiğinde ikizler ona da işleyecekleri cinayeti anlatıyor. O da gidip belediye başkanını anlatıyor, belediye başkanı Lázaro Aponte ve polis de biliyor
Belediye başkanı sütçü dükkanına gelip ellerinden bıçaklar alıp onları yatmaya gönderiyor. Sütçü kadın çok hayret ediyor bu duruma. Başkan, ikizleri tutuklatmak yerine evlerine gönderiyor ve şöyle diyor “Artık ellerinde kimseyi öldürecek bir şey kalmadı bıçaklar bende”.
Sonra Santiago‘nun arkadaşı Christo yeniden bıçak aldıklarını başkana söylüyor o da ona bu durumla ilgileneceğini söylüyor. Ama o gece domino oynamak için Sehir kulübüne giriyor, dışarı çıktığında ise çoktan cinayet işleniyor
Rahibeler için süt almaya gelen kız aracılığıyla, Peder Father Amador biliyor,
Anlatıcı/Narrator/Santiago Nasar'ın cinayetini araştıran ve anlatan kişinin kız kardeşi biliyor sonra ailesine ve anlatıcıya anlatıyor
İkiz kardeşler kasaplar Çarşısıı’na gidiyorlar
Orada kimi görüyorlarsa söylüyorlar oradaki herkes biliyor
İkizler, sütçü dükkana gelen bütün müşterilere aynı şekilde cinayet işleyeceklerini söylüyorlar onlar da biliyor.
Santiago’nun nişanlısı biliyor. Onu eve çağırıyor. Tartışıyorlar. Nişanlısının babası biliyor, Santiago’ya ikizlerin onu öldürmek istediğini söylüyor ve şöyle devam ediyor;
“artık önünde iki yol var. Ya senin de evin olan burada saklanırsın, ya da tüfeğimi alıp öyle dışarı çıkarsın diyor. Santiago şaşkın hiçbir halt anlamıyorum diyor. Sonra Santiago nişanlısının evinden dışarı çıkıyor. Bütün kasabayı seyretmek için orada toplanmış görüyor.
Ve
Yargıç, “Santiago‘nun bu namus cinayetine yol açan kişi olduğunu gösterecek tek bir belirti’ye, en inanılmaz bir ipucuna bile rastlamadım.” demesine rağmen öldürülüyor.
Yargıç
“Bana bir önyargı verin, dünyayı yerinden oynatayım.” diye raporum bir kenarına yazıyor.
GÖKHAN BOZKUŞ SORUYOR
Peki, gerçekten her şey söylendiği gibi mi? Yoksa Santiago Nasar, asla işlemediği bir suçun bedelini mi ödedi?
Cevap: Gelin Angela abilerine Santiago diyor. Bu konuyla ilgili bir araştırma yapılmıyor. Yargıç, “Santiago‘nun bu namus cinayetine yol açan kişi olduğunu gösterecek tek bir belirti’ye, en inanılmaz bir ipucuna bile rastlamadım.” diyor.
Eğer siz cinayetin işleneceğini bilseydiniz, Santiago'yu kurtarmak için harekete geçer miydiniz?
Cevap: Evet. Öğrenir öğrenmez onu bulmaya ve uyarmaya çalışırdım.
Angela Vicario’nun Santiago Nasar’ı suçlamasının gerçek sebebi ne olabilir?
Eğer Santiago Nasar masumsa, Angela neden onu suçladı? Yoksa gerçekten suçlu muydu?
Cevap: Açıklığa kavuşmayan bir tek şey dışında. O da mağduriyetine neden olan gerçek kişinin kim olduğu, bunu nasıl, ne zaman yaptığı, çünkü aslında hiç kimse onun Santiago Nasar olduğuna inanmamıştı. Onlar iki ayrı dünyanın insanıydılar. Onları hiç kimse hiçbir zaman birlikte görmemişti, hele başbaşa hiç. Angela acaba sevdiği bir kişiyi koruyup, abilerine Santiago Nasar’a dokunmaya cesaret edebileceklerini hiç düşünmediği için mi onun adını mı vermişti.
Sizce toplumun baskısı, bireyleri hangi noktaya kadar kontrol edebilir?
Cevap: Mahalle baskısına taraftar değilim. Bu sadece yapılacak şeylerin açıktan değil gizli yapılmasına sebep olur.
Kasabadaki herkes Santiago Nasar’ın öldürüleceğini biliyordu, ama neden kimse onu kurtarmak için yeterince çabalamadı?
Cevap: Bunun izahi yok. Aslında bazıları haber vermeye çalışıyor, bazıları doğrudan kendisini uyarıyor. Cinayeti herkes biliyordu başlığında bunu anlatıyorum.
Namus kavramı insan hayatından daha mı önemli?
Cevap: Kesinlikle değil. Efendimiz beni temizle diye geleni git tövbe et deyip geri gönderiyor. Tabi burada zorla tecavüzü ayırmak lazım.
Kasaba halkının bu olayda rolü ne kadar masum?
Cevap; bazıları bir şeyler yapmaya çalışıyorlar. Fakat netice alamıyorlar. Belediye başkanı çok yetkili, polis biliyor, peder etkili olabilir, nişanlısının babası dışarı çıkmasına müsaade etmeyebilirdi, seyretmeye gelen halk, seyretmek yerine ikizlere bir şeyler anlatabilirdi.
Polis duyuyor gözaltına almıyor,
Belediye başkanı olayı duyuyor gözaltına almıyor
Peder duyuyor burada bir can sözkonusuyken psikoposla ilgilenmeye gidiyor
Vicario ikizleri, mahkemede yargılanırlar.
Cinayeti işlemiş olmalarına rağmen, onurlarını koruma gerekçesiyle cinayeti işlediklerini belirttiklerinden beraat ediyorlar.
Beraat kararını jüri veriyor.
Cinayet işleneceğini bilmek, ama bunu engellememek... Sizce bu durumda suçlu sadece bıçağı tutan eller mi?
Cevap: Kesinlikle hayır. Bıçağı tutan el de suçlu, onları tutuklamayan polis ve özellikle belediye başkanı da suçlu.
ÖZLEM SORUYOR
Kitabın temel sorusu cinayetten kim sorumlu?
Bir kanıt olmaksızın suçlu o diyen baş kadın karakter mi?
Cinayeti işleyen abiler mi?
Yoksa bunlara göz yuman seyreden tüm halk mı?