Tamamen vakit kaybı...
Twitter'da yabancıların öve öve bitiremediği bu kitabı bir de ben okuyayım dedim. Sıfır beklenti ile başladım. İlk başlarda çok da kötü değildi gerçi. Tabii erkek ana karakteri adeta tanrısallaştırıp kadın ana karakteri ürkek bir ceylana çevirme klişeleri vardı ama yine de beklentimin üstündeydi. Ta ki malum sahneler gelene kadar...
Kitabı tek okunabilir kılan başrol kızın büyük büyük annesinin cinayeti ile ilgi gizemdi bence. Sadece bu gizemi çözmeye yönelik bir polisiye olsa severek okurdum bile. Ama bunun dışında tecavüz övücülüğü yapan bir kitaba saygı duymuyorum. Bir kitabı yarım bırakmak gibi bir huyum olmadığından bitirmiş bulundum ama serinin diğer kitaplarını okumayacağım. "Bad boy" tiplemelerinden iğreniyorum ve umuyorum ki yaşıtlarım da böyle toksik erkek karakterlerin güzellenmesinden etkilenmiyordur artık.
İlk "dark romance" kitabımdı ve sanırım son olacak.