Gönderi

8/10
·104 syf.··
2025 11. kitabı
Başlamadan önce ön kısmındaki yazı dikkatimi çekmişti sanırım onu okumadan es geçmiş olsaydım son sayfalardaki derin acıyı hissetmem de o kadar kolay olmayacaktı.. Fantastik bir zamanda Ahmer köyündeyiz.. Köyün önderi konumundaki yaşata Sad doğaya zarar veren çok güçlü bir varlığı alt etmiş ve bunun sonucunda doğada onları bir lütufla mükafatlandırmıştır. Kolaylık ve bolluk. Ne hastalanabiliyor ne de yoruluyorlardı dahası ihtiyaçlık meselesi tümüyle ortadan kalkmıştı onlar için.. Aslında bolluk içinde bereketsiz bir yaşama hapsolmuşlardı farkında dahi değillerdi.. Diğer köylerinde bu lütuftan faydalanabilmesi için evliliklerde yapılmıştı.. Ama doğum ve ölümler neredeyse söz konusu bile değildi.. Lütuftan yüzyıl kadar sonra sislerin ardında ölümün sureti gözleri açtı.. Bu kadim varlık bir bebek iken kısa bir süre sonra büyümeye, genç bir kadın olmaya ve zincirleri kırmaya başlar.. Ses’in ona verdiği komutlarla hareket eder ve benlik sorgulamaları, mana arayışları da peşinden gelir.. Tek hedefi ise her şeyin sonunda özgür olmaktı.. El ve ayak bileklerinden aşağıya arkan yapraktan elbisesi, gri suret teni, vücudunun etrafındaki sisten hare ve dipsiz karanlık gözleri ile ölümün ve yaşamın kardeşliğinin resmi gibiydi.. Tabii bu resmin insanlık tarafından tüyler ürpertici karşılanması da muhtemeldi.. Köyün önderinin anlatısına göre bu kadim suret onların hayatını zorlaştırmaya, hastalıkları ölümleri yeniden başlatmaya gelmişti peki gerçekte öyle miydi? İnsanoğlu hiç zorluk olmadan kolaylığında kıymetini bilememişti, özünde çabanın, zahmetin ve yaşamanın anlamını tam manasıyla kavrayamamıştı.. Muvazene, tüm bu olayların içerisinde insanın kendisi ile yüzleşmesine davettir. Yazarımızın dediği gibi yaşadığımız hayatın bir anlamı olmalıydı… Buruk bir keyifle okumanız dileğiyle..
MuvazeneL. Sagu · A7 Kitap · 202425 okunma
·
62 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.