Puan vermedi·320 syf.··
2025 8. kitabı
Yılmaz geleceği için daha fazla umut vaadettiğini düşünerek İki kardeşi, anne ve babasını geride bırakarak yurtdışında mesleğini icra etmeye karar verir. Huzurla değil umut, yorgunluk ve telaşla yola koyulur. Annesinin isteği üzerine tıp bölümünü tercih etmiş, doktorluk mesleğinin hassas yapısına uygun olup olmadığının kritiğine çok da girmemiştir. Almanya’da koşulların daha iyi olduğuna ikna olup güvenli bir çalışma alanı ve iyileştirilmiş özlük haklarının peşinden gidip yollara düşer. Çalışmak hatta temelli yerleşmek için gözü kapalı gittiği Almanya’da bazı prosedürlere takılınca zorluklar ve hayal kırıklıkları yaşar. İlk karşılaştığı sıkıntı dil sorunu; ikincisi ise denklik sınavı olur. Annesi Nehir, oğlunun Almanya kararını destekleyen bir ilkokul öğretmenidir. Evin babası kendi halinde, kayıtsız ve etkisiz olduğundan tüm yük annenin üstündedir. Durum böyle olunca Nehir Almanya’ya sadece oğlunu değil arkadaşını, sırdaşını da uğurlar. Nehir’in en küçük oğlu da özel eğitime muhtaçtır. Tüm bu koşturmacalarının içinde Nehir üzerine yüklü rollerden birinden diğerine yetişmekle yorgundur. Anne Nehir, Kadın Nehir, Köy Öğretmeni Nehir... Kitapta benim en çok hissettiğim rolü anne rolü oldu. Yılmaz geride sadece anne, babası ve iki kardeşini değil, bir de kendisinden büyük doktor sevgilisi Emel’i bırakır. Sağlık sektörünün içinde bulunduğu olumsuz koşullar, tabularımızdan kurtulmadan yol alamayacağımız ve gelişemeyeceğimiz, iyiliğin bir istisna değil olması gereken bir vasıf olduğu, annelik içgüdüsünün verdiği endişe bozuklukları ve kontrolcülük, yabancı bir ülkeye gidildiğinde de maruz kalınabilecek kötü muameleler ve zorluklar kitabın temelini oluşturuyor. Yılmaz’ın hüzünlü yolculuğu mücadelelerle dolu.
YılmazNebat Bukrek · Parlayan Kitap · 202421 okunma
·
36 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.