Tahmini Okuma Süresi:
9 sa. 4 dk.
Sayfa Sayısı:
320
Basım Tarihi:
Ekim 2024
Yayınevi:
Parlayan Kitap
ISBN:
9786259783901
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2024 137. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 28 Ekim 2024 14:18
"Giderlerse Gitsinler...." Merhaba sevgili kitap dostlarım. Yukarıdaki alt başlığı okuyanlar aslında konunun ne olduğunu anladı sanırım . Yılmaz kitabını anlatmak benim için hayli zor aslına bakarsanız , okurken pek çok duyguyu iç içe yaşadım .Kimi zaman üzüldüm, kimi zaman çokça sinirlendim ve bir anne olarak Nehir ile birlikte yaşadım tüm o süreci , kalbimde hissettim Nehir'in duygularını ... Nehir , bir zamanlar çok cesur bir köy öğretmeniydi . Öyle ki bir kaç saat önce tanıştığı kendisi gibi öğretmen Şadan Bey'e evlenme teklif edecek kadar gözü pek bir kadın . Seneler içerisinde Nehir bir yerlerde o köy öğretmeni kadını yitirmişti ama nerede ? Gelelim kitabımızın ana karakteri Yılmaz'a . Okulundan yeni mezun gencecik bir doktor Yılmaz . Giderlerse Gitsinler denildiği zamanlar da Almanya'ya gidip orada doktorluk yapmak , orada bir yaşam kurmak hayaliyle giden gençlerimizden sadece biri Yılmaz ... Aracı şirketin verdiği yarım yamalak bilgiler ile Almanya'ya giden Yılmaz'ın yaşadıkları içler acısı ... Dil sorunu , denklik sorunu , uyumsuzluk ve bir türlü kabul göremeyen , dışlanan gencecik insanlar ... Velhasılı kelam bavulunu toplayıp gittiğinde bu insanları güllük gülistanlık bir hayat beklemiyor , çok çetin bir yaşam savaşı bekliyor onları ve tabi burada kalan ailelerini ... "Okyanusta fırtınaya yakalanmış , pusulası olmayan bir kayığın içindeydi. Mevsimlik, aylık , günlük, saatlik değişen duygu dalgalanmalarında yönünü ve yerini şaşırdığından , kaybetmekten korkuyordu. Kaptan da kendiydi , yolcu da ... Karar vermeliydi , ya karaya çıkacak ya da yabancısı olduğu bu sularda dibe batacaktı. " " Bir umutla, bir avuç soluk alma niyetiyle yollara düşmek… Gövdesinden kesilen bir ağaç başka topraklarda gelişip güçlenir, kök salar mı? Oysa her geçen gün ne çok
Roman-Edebiyat
YılmazNebat Bukrek · Parlayan Kitap · 202421 okunma
10/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2025 11. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2025 21:06
Nebat Bukrek Yılmaz Son zamanlarda ne kadar da çok duyduk beyin göçü kavramını. Donanımlı, zeki, önü parlak ve gelecek vadeden gençlerimiz tek tek ülkelerini terk ediyor. Peki neden? Bu ülkeden olmayıp gideceği ülkedeki beklentileri neler? Bunların yanı sıra ya geride bıraktıkları. Gençlerimizin içsel zorlukları, kayıpları, gittiği yerdeki zorluklar bunlara değer mi? Onlarca yanıtını bekleyen soru varken en iyisi bu konuyu ele alan #yılmaz kitabını okuyalım. Okuyalım ki bazı şeyleri daha net anlayıp farkına varalım. Kitapta Yılmaz'ın yaşadığı içsel çatışmaları ve dışsal zorlukları okuyoruz. Karakterimizi büyüdüğü yerden koparak yeni bir hayata yelken açmaya çalışan milyonlarca gençten biri. Yılmaz'ın yaşadığı psikolojik etkileri, kimlik arayışını, yalnızlığı, karamsarlığı ve umudu derinlemesine hissediyoruz. Göç sadece bir kişiyi değil tüm aile fertlerini etkiliyor ama buna mecbur bırakan sistemi sorgulamak lazım. Yılmaz'ın annesi tüm ailenin yükünü omuzuna alan klasik Türk kadınlarından biri. Her şeye yetişmeye çalışırken kendini ihmal eden, bazen kendini sorguya çeken ve kaygıları ile baş etmeye çalışan bir karakter. Ahhh annelik ne zor şey. Kadının yaşadıkları ne çok etkiledi beni. Aslında kitap birkaç karakteri ele alıyor ve her karakterin kendi dünyasında çıkmazları var, susmak zorunda oldukları var. Aslında söylenecek çok şey var. Sqbaha kadar konuşsak ancak rahatlarım. Beni uzun süre etkisinde bıraktı. Okuyun ve okutturun. Şiddetle tavsiye ediyorum. Her Ay Okuyanlar Kulübü
1000Kitap
YılmazNebat Bukrek · Parlayan Kitap · 202421 okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2024 103. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 23 Ekim 2024 21:47
YILMAZ (Giderlerse Gitsinler) / NEBAT BUKREK “Güne kanatlanarak uyanmak , akşam olduğunda huzurla yatağa uzanmak , sadece filmlerde veya kitaplarda mıydı? Bedeli neydi sorunsuz ya da az sorunlu yaşamın ?” 78 ️Kitabı anlatmak için hangi cümleyle başlayacağımı inanın bilmiyorum. Çok etkilendim, çünkü okuduklarım bizim gerçeğimiz. Kurgu demeye dilim varmıyor, okuyanlar neden böyle dediğimi daha iyi anlayacaktır. ️Yılmaz, üç çocuklu bir ailenin en büyük oğlu. Başarılı ve ahlaklı bir doktor. Fakat ülkesindeki olumsuzluklardan dolayı Almanya ‘ya yerleşmeye karar verir. Bir aracı firmayla anlaşır, vadedilenlerin gerçeği yansıtmadığını oraya varınca anlar. Böylece hayaller ve hayatlar gerçeğiyle karşılaşan Yılmaz için uzun sürecek bir mücadele başlar. ️Öte yandan Türkiye ‘de kalan ailesi de Yılmaz’ın zorlu sürecine uzaktan ortak olur. Bu mücadelede en büyük destekçisi annesi Nehir’dir. ️ Peki bu yolculuğun sonucu nereye varacak? Yılmaz Almanya ‘da neler bekliyor? Orada tutunabilecek mi? Tüm soruların cevabı ve daha fazlası kitapta. ️Günümüz Türkiye ‘sinin acı gerçeği olan beyin göçü sorununu, Almanya ‘ya yerleşmeye karar veren Doktor Yılmaz ‘in üzerinden gözler önüne seriyor kitap. Beni fazlasıyla etkiledi ve duygudan duyguya sürükledi. Gönül rahatlığıyla tavsiye ederim.
YılmazNebat Bukrek · Parlayan Kitap · 202421 okunma
10/10
·320 syf.··
2025 30. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 07 Şubat 2025 18:32
" Giderlerse gitsinler ..." Bu sözü bilmeyeniniz yoktur sanırım . Nasıl içimizi acımıştı. Kolay mı yetişiyor nitelikli insanlar Kimse vatanını bırakmak istemez . Ancak yaşam zorlu bir hal alıyorsa bazen mecbur kalıyor... Aynı Yılmaz gibi . Yılmaz tıp fakültesini başarı ile bitirmiş genç bir doktor. O da gitmek,ailesinden kopmak , vatanından uzak kalmak istemezdi . Ancak yaşananlar ve yaşatılanlar ortada iken kendi geleceği için gitmeye karar verdi. Eşyaları bavula sığdırabilirsiniz ancak ya geride bırakılanlar , sevdikleriniz ... Bir şirket aracılığı ile Almanya'ya gider Yılmaz. Önce dilini ilerletip sonra çalışmaya başlayacaktır. Ancak şirketin söylemediği daha doğrusu üstün körü geçiştirdi başka problemler de olduğunu öğrenir. Thank you sınavı gibi... Orada tutunmaya, kendine bir hayat kurmaya uğraşırken hiçbir şeyin söylendiği kadar kolay olmadığını fark eder. Üç çocuğu olan bir ailenin en büyük çocuğudur Yılmaz.Anne Nehir çok güçlü bir karakterdi. Kendisini, düşünce yapısını çok sevdim. Çocukları ile ilgilenen, evin her işine koşturan, kısaca her işi üzerine almış bir kadın Nehir. Unuttuğu tek bir şey var o da kendisi. Evlenmeden önceki hayallerini çocukları olduktan sonra rafa kaldıran Nehir, her şeye yetişmeye çalışırken kendine yetişemez maalesef Nehir'i çok sevmeme karşılık kocasını hiç sevmedim maalesef. Bütün yükü Nehir üzerine almaya çalıştıkça ,geri planda kalmayıp ona yardımcı olmalıydı. Bir kenara geçip televizyon seyretmek ve maalesef baba ya da koca olunmuyor.... Yılmaz üzerinden gurbette yaşanan zorlukları okurken onu iç çatışmalarına ve ailesi ile olan ilişkilerine de tanıklık ediyoruz. Korona dönemi ve sonrasının da ele alındığı kitapta yaşanmışlıkları kurgu olarak okuyoruz aslında. Her şey o kadar tanıdık ki!!! Biz bu yollardan
YılmazNebat Bukrek · Parlayan Kitap · 202421 okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2024 89. kitabı
Sağlık alanına ayrılan bütçenin yetersizliği,özlük haklarındaki sorunlar, nöbet,fazla mesailer,mesleğin itibarsızlaştırırması,mecburi hizmet gibi sıkıntılardan dolayı kafası karışık olan Yılmaz daha mezun olmadan gelecek kaygısı yaşamaya başlar. Okulunda yapılan bir sunumunda etkisinde kalarak insanca yaşayabilmek ve doktorluk mesleğini yapabilmek için yurt dışına gitmeye karar verir. Ve Almanya'nın yolunj tutar. Anlaşmalı olduğu firmanın yetersiz bilgilendirmesi ile orada zor durumda kalır zira mesleğini yapabilmesi için Diploma denklik sınavı vardır ve onu gecmesi gerekir İlk sınava yeterince bilgisini olmadığı için hazırlanmadan gecince sınavı veremez. Bu da Yılmaz'da kaygiya neden olur kendini yetersiz hissetmeye başlar. İkinci sınavında da haksızlığa uğradığını düşünür ve son hakkına adam akıllı çalışamaya karar verir. Bir yandan sınav bir yanda geçici yaptığı işler üstelik sınavın kaldırıldığı haberleri hepten belirsizliğe düşünür Yılmaz'ı. Nehir, üç oğlan annesi bir kadın. Her daim çocuklarının arkasında duran onlar için çabalayan bir anne. Yılmaz'ın her an yanında hep desteğe ihtiyacı duyduğunda ardindadır. Bir yanı Almanya da olan annenin diğer yanı diğer oğulları Güney ve Ahmet'tedir. Özellikle de özel çocuk olan Ahmet'te. Bir kadın bir anne kaç parçaya bölünebilir. Kendini hep göz ardı ederek yaşayabilir mi? Yilmaz; ülkesinde gelecek göremediği için çareyi başka ülkelerde arayan gençlerden sadece bir. Ailesi açısından şanslı olduğunu için severek yapacağına inandığı mesleğini icra edebilmek için giden gencin yaşadıklarını,hem kendisi hemde annesi açısından okuyoruz bu kitapta. Nebat Bukrek @parla.yayinlari @herayokuyanlarkulubu Merve
YılmazNebat Bukrek · Parlayan Kitap · 202421 okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2024 57. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Kasım 2024 10:28
Bol lodoslu bir Bursa gününden herkese merhaba Yoruma nasıl başlayacağımı bilemediğim, kitapla ilgili ne söylesem ne yazsam az kalacağını düşündüğüm, bir kitapla geldim. Nebat Bükrek'in kaleminden "Yılmaz"... Ülke olarak ne yazık ki bir değil, birden çok sorunumuz var ve ne yazık ki sözde "özgür" bir ülke olsak da düşüncelerimizi özgürce ifade edemediğimiz bir zamanda yaşıyoruz. Kadınların yaşadıkları, eğitim için verdiği mücadeleden sonra değer görmeyip başka ülkelerde yaşamaya varolmaya çalışan gençlerin halleri, ve daha nice sorun... İşte roman tam da bu konulara değiniyor, idealist bir köy öğretmeni olan Nehir, uzun yıllar köyde kalmanın zorluğundan kurtulmak için şehre tayini çıkan Şadan öğretmene evlilik teklif eder. Başta formalite icabı olan bu evlilik, mantık evliliği olarak devam eder ve üç oğulları olur. Kitaba adını veren evin büyük oğlu Yılmaz başarılı bir doktor adayı olup, sağlıkçılara karşı şiddet olaylarının artması sebebiyle Almanya'ya gidip orada çalışmaya karar verir. Bunun için aracı şirketle anlaşır, ancak Almanya'ya gidince bunun aslında o kadar kolay olmadığını denklik sınavı gibi ırkçılık gibi sorunlarla mücadele etmesi gerektiğini görür ve bu çok yıpratıcı bir süreçtir. Yılmaz orada varoluş mücadelesi verirken, Nehir Hanım da evlatları için kendini hârâp eder hem Yılmaz'a yetişmeye hem Güney'le Ahmet'e destek olmaya çalışır ki bu mücadelede bir eş desteği de hayatında yoktur. Evin ortanca çocuğu Güney ise abisinin durumunu görüp doktor olmaktan vazgeçer ve farklı bir kariyer planı yapar. Evin en küçüğü Ahmet ise doğuştan hasta ve özel ilgiye gereksinimi olan bir çocuktur ki bir de okulda akran zorbalığına maruz kalınca bu durum okuldan uzaklaşması ve daha fazla içine kapanmasına sebep olur. İşte bu zorlu yaşam koşullarıyla mücadele ile
YılmazNebat Bukrek · Parlayan Kitap · 202421 okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2024 92. kitabı
Her Ay Okuyanlar Kulübü Beyin göçü ülkemizin en önemli sorunlarından. Kısa vadede etkisi çok farkedilmese de uzun vadede bizleri oldukça zor günlerin beklediği bir gerçek. Buna önlem alınmaz ve yetişmiş insan gücümüzü bu şekilde kaybetmeye devam edersek ülkemizde hizmet alacağımız meslek erbabı da azalacak. Yılmaz, genç doktorlarımızdan. Üniversitede katıldığı bir seminer sonrasında ve ülkemizde yaşanan sağlıkta şiddet olaylarının da etkisiyle Almanya'ya gitmeye karar verir. Annesi, Nehir, idealist bir öğretmen. Üç erkek çocuğunun en büyüğü olan Yılmaz'ın gitmesine hem üzülüyor hem de onun geleceği için susuyor. Peki göç etmek, yeni bir hayat kurmak sanıldığı gibi kolay mı? Dilini bile doğru düzgün bilmediğin, kültürüne hiç aşina olmadığın, sevdiklerini arkanda bırakarak yeni bir gelecek kurmaya çalışmak belki de kimsenin cesaret edemeyeceği bir şey. Yılmaz bizlere umudu, çaresizliği, mecburiyeti anlatan bir hikaye. Özellikle göçmen olmanın zorluğu, kendini kabul ettirmenin ve hep duyulan özlemin kitabı. Aynı zamanda sağlıkta şiddet konusuna değinen ve dönemimizin siyasi olaylarını da oldukça düzeyli bir şekilde eleştiren sosyolojik bir roman. Nebat hanımın dili akıcı, üslubu keyifli. Yani demem o ki, okuyun ve okutturun efendim. Keyifli okumalar dilerim...
1000k
YılmazNebat Bukrek · Parlayan Kitap · 202421 okunma
10/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2024 115. kitabı
YILMAZ NEBAT BUKREK Nehir Öğretmen, köy okullarında yıllarca öğretmenlik yapmaktan yorulmuş, ama eş durumu dışında tayininin İstanbul'a aldırma şansı olmayan Nehir, daha yarım saattir tanıdığı Şadan öğretmene , kağıt üzeri evlilik ile tayinini İstanbul'a aldırma teklifinde bulunup ve bir anlık şaşkınlıkla kabul gören bu teklifin sonucu. Gerçekleşen bir tayin ve gerçekte kalan ve uzun süren bir evliliğe dönüşür. Güzel giden bu evliliğin ilk meyvesi Yılmaz dünyaya gelir. Ama nehir'in ileriye yönelik ideallerini gem vurulmuş, sadece öğretmen - anne olabilmesi hak görülmüş. ""İyiliğin ve kötülüğün kapsam alanı nerede başlayıp nerede bitiyordu?"" İki kardeşi daha oldu Yılmaz'ın. Çok zekiydi Yılmaz, lise yıllarında matematik olimpiyatlarında ülke çapında derece yapmış. Başarısının yanı sıra, duygusal, içe dönük,insanları incitmekten çekinen biriydi. Ankara üniversitesi tıp fakültesini kazanmıştı. Doktor olmuştu ve ülkesinde doktorluk yapmanın zorlukları onu artık yormuştu. - Yozlaşma sonucu şiddet, saygısızlık ve ayrıcalıklı muamele görme isteğinden kaynaklı adli olaylar toplumun her alanında görülür olmuştu. Katıldığı bir sunumda ,Almanya'dan gelen aracı firma yetkilisinin anlattığı Almanya'daki çalışma koşulları ve gitme şansı Yılmaz'ın hayatına dair yeni bir rota belirlemişti. Bu durum nehir öğretmen için zor olsa da gerçekleşmek zorundaydı. Ve bu noktada da biz okuyucular da başlıyoruz "Gitmemeli Yılmazlar" demeye. Ve artık hayat Bochum Almanya'da başlıyordu. Ama gel gör ki 'Gitmek istediğimizde içimizdeki gücü vardığımız yerde bulamıyorduk! Yılmaz'ın işsiz kalması yaşadığı maddi ve manevi sorunlarla boğuşmasıyla ,o da , annesi Nehir öğretmen de çaresizdi. Nermin öğretmen, evlatları için verdiği mücadelesi ve bir eş'i vardı. Gençliğinde baş kaldırdığı, karşısında
YılmazNebat Bukrek · Parlayan Kitap · 202421 okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2025 8. kitabı
Yılmaz geleceği için daha fazla umut vaadettiğini düşünerek İki kardeşi, anne ve babasını geride bırakarak yurtdışında mesleğini icra etmeye karar verir. Huzurla değil umut, yorgunluk ve telaşla yola koyulur. Annesinin isteği üzerine tıp bölümünü tercih etmiş, doktorluk mesleğinin hassas yapısına uygun olup olmadığının kritiğine çok da girmemiştir. Almanya’da koşulların daha iyi olduğuna ikna olup güvenli bir çalışma alanı ve iyileştirilmiş özlük haklarının peşinden gidip yollara düşer. Çalışmak hatta temelli yerleşmek için gözü kapalı gittiği Almanya’da bazı prosedürlere takılınca zorluklar ve hayal kırıklıkları yaşar. İlk karşılaştığı sıkıntı dil sorunu; ikincisi ise denklik sınavı olur. Annesi Nehir, oğlunun Almanya kararını destekleyen bir ilkokul öğretmenidir. Evin babası kendi halinde, kayıtsız ve etkisiz olduğundan tüm yük annenin üstündedir. Durum böyle olunca Nehir Almanya’ya sadece oğlunu değil arkadaşını, sırdaşını da uğurlar. Nehir’in en küçük oğlu da özel eğitime muhtaçtır. Tüm bu koşturmacalarının içinde Nehir üzerine yüklü rollerden birinden diğerine yetişmekle yorgundur. Anne Nehir, Kadın Nehir, Köy Öğretmeni Nehir... Kitapta benim en çok hissettiğim rolü anne rolü oldu. Yılmaz geride sadece anne, babası ve iki kardeşini değil, bir de kendisinden büyük doktor sevgilisi Emel’i bırakır. Sağlık sektörünün içinde bulunduğu olumsuz koşullar, tabularımızdan kurtulmadan yol alamayacağımız ve gelişemeyeceğimiz, iyiliğin bir istisna değil olması gereken bir vasıf olduğu, annelik içgüdüsünün verdiği endişe bozuklukları ve kontrolcülük, yabancı bir ülkeye gidildiğinde de maruz kalınabilecek kötü muameleler ve zorluklar kitabın temelini oluşturuyor. Yılmaz’ın hüzünlü yolculuğu mücadelelerle dolu.
YılmazNebat Bukrek · Parlayan Kitap · 202421 okunma
Puan vermedi·
#yılmaz Nebat Bukrek @parlayankitap.yayinlari Selam Bazı kitaplar vardır sonuna kadar okusanızda sizi içine çekemez. Bazı kitaplar da ilk sayfadan sizi içine çeker.. Acaba ne olacak? Neler yaşanacak?. Merak unsuru son sayfasına kadar sizi içine çeker. Bu kitapta benim için daha ilk sayfadan içine çekti. Giderlerse gitsinler...... Bu sözü ne çok duyduk ve duymaya da devam ediyoruz... Ülkemizin kanayan yaralarından birine değinmiş yazar bu eserinde... Bir zamanlar okumak bir nesil için yaşamak demekti.. Okursan kendini kurtarırsın, bir mesleğin olur denilirdi... Peki ya şimdi... Sahi ciddi anlamda okulunu bitiren eline mesleğini alabiliyor mu?. Bu ülke de ciddi anlamda torpilin yoksa belirli bir konuma gelmek çok zor.. İş sahibi olmak hepten hayal.. Şimdi ki nesil gözünü Yurt dışına dikti.. Kendi geleceğini sağlama alabilmek adına bir iş sahibi olabilmek için.. Ne kadar acı değil mi?. Kendi ülken sana sahip çıkmazken çareyi dış ülkeler de aramak... Sonuç vatan haini gözüyle bakılıyor... Giderlerse gitsinler dememek için ne yapılması gerekiyor? Gelecek nesili neler bekliyor? Kitapta öyle güzel vuruşlar var ki tek tek anlatmak imkansız... #kayseridebirokur önerisidir.. Okuyacak olanlara keyifli okumalar dilerim @herayokuyanlarkulubu @parla.yayinlari Merve
YılmazNebat Bukrek · Parlayan Kitap · 202421 okunma