WOODY
Merhaba arkadaşlar, bugün sizlere @indigococuklari yayınlarından @ozgurbalpinar kaleminden #woody kitabıyla geldim.
Ahlas’la birlikte doğaya harika bir yolculuğa çıkıyoruz sizde bize eşlik etmek ister misiniz?
Ahlas'la birlikte okurken kendimizi Mutluluk Ormanı'nda bulduk desem yeridir. Woody küçücük bir porsuk ağacıydı. Büyümeyi, kuşlara yuva olmayı, doğaya yararlı bir ağaç olmak istiyordu.
Bir gün insanların verdiği zarar Woody'nin hayatını değiştiriyor. Nasıl mı?
Dalları kırılıyor, gövdesi zarar görüyor ve yavaştan hastalanmaya başlamıştı. Burada Ahlas'la çok üzüldük ama Woody’nin umudunu asla kaybetmemesi ve dostlarının ona destek olması çok güzeldi.
Çocuklarımız bu kitapla doğayı korumayı, vazgeçmemeyi, dostluğun ve umudun önemini çok iyi anlıyorlar.
Ahlas'ın en sevdiği kısım ise Woody'nin yeniden iyileşebilmek için umut etmeye devam etmesi ve asla pes etmemesi oldu. Bence kitabın vermek istediği mesajı çocuklar çok iyi anlamış.
Unutma! Eğer siz vazgeçmezseniz, bahar gelmekten hiç vazgeçmeyecek.
@herayokuyanlarkulubu
@ozgurbalpinar
@indigococuklari
#sonnefesekadar aşk, tutku, ihtiras, yanlış anlaşılma, hırs, intikam, inat ve umudun, vazgeçmemenin romanı. Eseri okurken birbirine tutkuyla bağlı iki gencin sevdası 472 sayfada sıkmadan akıyor. Hele yakışıklı zengin genç oğlumuzun peşinde belalıları varsa ve bu kişiler sevdiceğinin peşine düşmüşlerse. Mısra kızımız maşallah her beladan kurtulmayı başarıyor ama bela bu sonu var mı her zaman dört ayak üstüne mi düşecek derken bakmışım kitabın sonuna gelmişim. İkisinin çekişmeli aşkı yer yer yüzümde tebessüm oluşturdu. Ama Cesur'un sevdasından vazgeçmemesi yüreğimi ponçik yaptı yanlış anlaşılmalarını bir nebze affettim keratanın. Keyif veren, sıkmadan okunan bir eser oldu tavsiye ederim. Ayrıca yan karakterleri de sevdim hatta onlara daha çok rastlamak istedim satırlarda özellikle baba karakteri bir de yenge.
~
"Hayat bazen şımarıkça şaşırtıcıdır. Saatlerdir nefesinizi kilitleyen boğazınızdaki düğüm, ummadığınız bir anda çözülüverir. Bir anda kendinizi, acımasızca kızdığınız beyaz önlüklü deli bir adamın kollarında buluverirsiniz."
~
"Nasıl bu kadar aşık olabildim sana? Gördüğüm ilk anda oldu, biliyorum. İyi şeyler zaman alır derler ama muhteşem şeyler aniden olurmuş. Biz ikinci grubuz sevgilim."
~
Bu hayatta çaresiz, umudu kalmamış insanların en kolay kandırıldığı ve kullanıldığı bir düzen var. Çünkü denize düşen yılana sarılır misali en ufak bir umuda tutunmak istiyorlar, başka çareleri olmadığını düşünüyorlar. Mike da bu hayatta tüm sevdiklerini kaybetmiş yapayalnız biridir. Hayata karşı tüm umudunu kaybetmiş, bomboş hisseden bu adama gelen bir teklif hayatını tamamen değiştirecektir...
"Kusursuz Bir Gün"... İnsanlara vadedilen budur. Bu hedefe ulaşabilmek için yapılması gerekenler vardır ve her bir adım çok gizli ve yeri geldiğinde çok tehlikelidir. Mike da her şeyi göze alıp tanımadığı bu örgütün teklifini kabul eder ve Roma'ya gider....
Roma'dan İstanbul'a uzanan gizemli, aksiyon dolu, tehlikeli bir macera.
İnsanları kullanıp istediklerini almak için her yola başvuran gizli bir örgüt ve bu örgütü durdurmaya çalışanlar...
Tarih ve gizemin iç içe geçtiği soluksuz okunan bir macera...
Dostluk, arkadaşlık, güven, sevgi, ihanet,...
Siz olsaydınız kusursuz bir gün yaşayabilmek için ne kadar ileri giderdiniz
Son sayfaya kadar heyecanı eksik olmayan kitap beklentimin çok üzerindeydi Tam da bana hitap eden bir kitaptı, tadı damağımda kaldı. Umarım devamı gelir çünkü aklımda soru işaretleri var