“Keşke arzularım olmasaydı…” dedi yüreği acıyarak. “Arzularının olmamasını arzulamak da bir paradokstan ibaret Çise. Bütün arzularından kurtulmayı düşünen kişi aslında yine özünde hiçbir arzusunun olmamasını arzuluyordur. Bir imkansızlığı daha kovalamak yerine sence de artık benimle kavuşmanın ve kucaklaşmanın zamanı gelmedi mi?”
“Nasıl? Sen, ben yaklaştıkça kaçarken nasıl seni kucaklayabilirim ki?”
“Başlangıç olarak mutluluğun bir amaç değil de bir tercih olduğu gerçeğini kabullenmeye ne dersin? Mutluluğu kovalama, sadece mutlu ol! Mutluluk başka bir yerde, ihtiyaç duyduklarında, sahip olmadıklarında veya asla olamayacaklarında değil. Sende, içinde. Dudaklarının kenarlarında. Bir gülücük ile başlar mutluluk ve önce bedenine sonra da ruhuna yayılır. Bana teslim olursan beni kovalamana gerek kalmaz.”
Kalbin doğru yerde olduğu, gözlerin de doğru yere baktığı sürece her şey mümkün. Zihnini olasılıklara açarsan her şeyin imkanlar dahilinde olduğunu görürsün.