"Kesilmeyen İp - Dilan Aydın Uzun"
Buram buram mistik havasıyla baş döndüren bir hikâye okumak ister miydin?
Gel anlatayım.
Sümerler döneminde bereketli toprakları olan Mezopotamya'da Ninsun adında bir kız yaşarmış. Hani derler ya. İnsanın yüzü güzel olacağına kaderi güzel olsun. Ninsun'un kaderi üvey babasının aldığı kararla değişir. Ninsun,çok küçüktür. Ne kadar ağlayıp yalvarıp çırpınsa da üvey babasının kurbanlık koyun gibi tapınağa adak olarak vermesine mani olamaz. Tapınak görevlileri tarafından yıllarca eğitilip, zor koşullarda azimle, sabırla çalışan Ninsun, tapınağın her şeyine alışmıştı. Büyümüş, genç kız olmuştu. Lâkin bir gün hiç beklemediği bir şey gerçekleşir. Tapınakta sadece seçilmiş özel kızlara verilen bir görevi reddetmesi, isyan etmesi Ninsun'un başına işler açar. Olaylar öyle hızlı gelişir ki. Ninsun Tapınağın labirent gibi karanlık dehlizlerinde yaralı halde koşarken kendi kaderini yeniden yazabilecek mi?
İncecik pamuk ipliğine bağlı hayat ipini ya kendi kesecek ya da o ipin ucunu sıkı sıkı tutacak.
Yasir, Osmanlı döneminde yaşayan genç bir adamdır. Çocukluğundan beridir yaşadığı dergahta derviş olma yolunda ilerliyordur. Derviş olma hayali yüzünden evlenmeyi düşünmeyen Yasir, sonrasında âşık olur. Babası yerine koyduğu hocasının kızı Elif'e sevdalanmıştır. Karşılıklı olan bu âşk Elif'in küçük abisi yüzünden tuzla buz olur. Yasir bir anda idam mahkumu olarak zindanda bulur kendisini. Yapayalnız, çaresiz, kalbi kırıktır. bir şey yapmadım dese de kimse inanmaz. İdam edilmesine çok az zaman kalmıştır. Bir sabah zindanda yangın var çığlıkları duyulur. Zindan kısa sürede dumandan göz gözü görmez. Nöbetçiler kendi canlarının derdine düşmüştür. Kimse mahkumları aklına bile getirmez.Yasir, heyecandan titriyordur.
İdam sehpasına çıkıp ölmèk mi daha