Puan vermedi·460 syf.····Okunma: 30 Ocak 2025 22:19 Tarih 26 Nisan 1986. Çernobil’de bir patlama. Bir nükleer felaket! Ve sonrasında yaşanan bir insanlık dramı…
“Çernobil… Savaşlar üstü bir savaş. İnsanın ondan kaçabileceği hiçbir yer yok. Ne toprakta, ne suda ne de gökyüzünde.”
Kitap, nükleer patlamanın sonrasındaki halkın yaşadığı travma, kayıplar, korkular ve hayatta kalmanın zorlukları üzerine odaklanır. Aleksiyeviç, felaketi doğrudan yaşamış insanların, kurtulanların, itfaiyecilerin, doktorların ve bölgedeki diğer insanların tanıklıklarını bir araya getirmiş olup şu sözlere yer vermiştir;
“Bu kitabı yazmam uzun zaman aldı… Yaklaşık yirmi sene… Nükleer santralin önceki çalışanlarıyla, biliminsanlarıyla, doktorlarla, askerlerle, bölgeden tahliye edilenlerle ve yeniden bölgeye, evlerine dönenlerle buluşup konuştum. Dünyalarının merkezinde Çernobil vardı ve onlara göre sadece toprakla su değil, Çernobil’in içindeki ve çevresindeki her şey zehirliydi. Hikayelerini anlattılar, yanıtlar aradılar…”
Kitabı okurken, Çernobil’in yalnızca bir felaket olmadığını, insan ruhunun da ağır bir travma ile sınandığını hissetmemek elde değil.
Hikayesini anlatanlar devam ettiler;
“‘Kaydedin,’ diye tekrarladılar, ‘gördüğümüz şeylerin hepsini anlamadık biz, ama olduğu gibi geçsin kayıtlara. Birileri okuyup anlar ileride. Daha sonra… Bizden sonra…’ Yok yere telaşlanmamışlardı, çoğu şu an hayatta değil. Ama insanlığa bir işaret vermeyi başardılar…”
“Radyasyon hastalıkları kliniğinde on dört gün… On dört gün alıyor bir insan ölümü.”
“Anladım ki, sadece yaşadığınız anın anlamı var… Yaşadığımız anların…”