·376 syf.··Beğendi
···Okunma: 05 Şubat 2025 18:30 "Ben hiçbir yere aitmişim gibi hissetmiyordum. Kendi bedenime bile ait hissetmiyordum... özellikle kendi bedenime ait hissetmiyordum zaten. Tanımadığım birine dönüşüyordum. Dönüşüm canımı yakıyordu fakat neden canımı yaktığını bilmiyordum. Ve duygularımla ilgili hiçbir şey anlam ifade etmiyordu."
Her yaşın yeni bir dönemin başlangıcı olduğuna inanıyorum. Bazen sayılar o kadar şey ifade etmiyor gibi gözüküyor ama aslında ediyor. On beş yaş da çoğu kişinin ergenliğe yeni geçiş yaptığı, lise hayatına başladığı, kendisi hakkında yeni bir şeyler keşfetmeye başladığı bir yıl. Bu yılın beraberinde kendini anlamaya çalışmanın getirdiği sıkıntılar da gerçekten ayrı bir boyut.
Kitabımızın baş karakteri Aristo, 15 yaşında kendini keşfetmeye çalışan bir çocuk. Yaz mevsiminde kendisine yeni bir uğraş olarak başladığı yüzme derslerinde yeni bir dost ediniyor, Dante. 15 yaşında olan Dante de Aristo gibi kendini keşfetme yolculuğunda. İkilinin arkadaşlığı birbirlerinin isimlerinin tesadüfi alakası ile başlıyor. Filozofların isimlerini taşıyan bu çocukların karşılaşmasıyla hayatlarında yeni bir dönem başlıyor.
Aristo, biraz daha kafası karışık bir karakterimiz. Ne hissettiğini, olaylara karşı nasıl tepki vermesi gerektiğini, düşündüklerini nasıl ifade edeceğini, bir konuşmayı nasıl başlatacağını bilmekte zorlanıyor. Bununla birlikte ailesi arasında bir iletisim kopukluğu olduğunu görüyoruz hikâyede. Dante de aynı yaşın getirdiği zorlukla duygularını ve düşüncelerini ifade etmekte zorlanıyor ama bunları itmek yerine deneyimleyerek keşfetmeye çalışan bir çocuk. Öğrenmeye ihtiyacı olduğunu düşünüyor, duygularını daha derinden hissediyor ve daha açık iletişim kurabiliyor. Bir yandan aile ilişkileri de daha samimi bir iletişim üzerine kurulu. Kitap boyunca Aristo'nun gözünden Dante'yi tanıyor ve Aristo'nun kendi bakış açısından kendini keşfetme sürecine tanıklık ediyoruz.
Ergenlik döneminin geçtiği, beni bu dönemlere götüren kitapları okumayı seviyorum. Yaşım şu anda daha çok yetişkin yaş grubuna yaklaşsa da bunlar için yaşımın geç kaldığını düşünmüyorum. Evet, belki o dönemde okusaydım kendimi daha da yakın hissederdim ama daha ileri yaşlarımda okuduğumda o yaşların izlerini hâlâ taşıdığımı fark ediyorum. Aynı zamanda da geçmişimizde bulunan dönemleri unutmamamız, o dönemin bize ne hissettirdiğini hatırlayarak geleceğimize şekil vermemiz gerektiğini düşünüyorum. Ayrıca kaç yaşına gelirsek gelelim hep bir keşif ve anlamlandırma süreci içinde olacağımızı düşünerek düşüncelerimizi dışa vurmaya başladığımız ilk yaşları da bu sürece dahil etmemizin gerektiği fikrindeyim.
Kitap beklediğimden çok daha akıcıydı. Bölümlerin ve diyalogların kısa kısa yazılması da buna bir sebep tabii ama hikâyede olaylar olmasa bile kendini okutturarak çabuk ilerledi benim için. Aristo ve Dante'nin hikâyesini sevdim. Beni o yaşlara götürdükleri ve farklı hisleri tanımlama süreçlerini benimle paylaştıkları için hikâyelerini okumuş olmaktan mutluyum. Dante'yi daha çok sevdim ama. Daha meraklı ve kıpır kıpır oluşu benim daha ilgimi çekti. Kitabı bitirdikten sonra bu kitabı onun bakış açısından okusaydık nasıl olurdu acaba diye düşünmedim değil. Daha ilgimi çekebilirdi ama belki de yazar Aristo'nun konuşma ihtiyacını fark ederek onun hikâyesini bizimle daha yakından paylaştı.
Kitabı sevmeme rağmen biraz eksiklikler vardı benim için. Sanırım daha derin bir anlatım bekledim ama belki bu da baş karakterimizin yapısından kaynaklanıyordu çünkü belli durumlarda ne diyeceğini bile bilemeyen bir çocuktu. Bir de kitabın popülerliğinden yıllardır bihaberim. Özellikle ilk çevrildiği yıllarda çok ismini duyuyordum. Belki de bundan dolayı daha çok beklentiye girdim. Beni daha içine alacak bir hikâye bekledim. Kitabı severek okumama rağmen, karakterler ve olay örgüsü beni o kadar da içine almadı. Kitabı sevdim ama normalde bu yakınlığı hissettiğimde duygularımı daha derinden yaşarım. Bu kitaptan o tadı fazla alamadım. Son olarak da kitabı İngilizce'den okusaydım daha iyi olurdu gibi geliyor çünkü yazım dili bana basit geldi. İngilizcesi ve Türkçesi arasında karşılaştırma yapmadım ama nedense çevirisi çok daha iyi olabilirdi diye düşündüm.
İkinci kitabının çıkmış olduğundan yeni haberim oldu ve okuyacaklarım listeme aldım. Hikâyenin devamının nasıl ilerlediğini merak ediyorum ve konusuna bakmamış olmama rağmen ikinci kitaptan daha çok şey alabilecekmişim gibi hissediyorum. Bulursam onu orijinal dilinden okuma fikrindeyim. Aynı zamanda incelemeyi yapmadan önce yazarı araştırırken bu kitabın filme uyarladığını da yeni öğrendim. Kitabın sesini çok duymama rağmen filminden hiç haberim olmamıştı. Onu da izleyip incelemek istiyorum. Kitapları okuduktan sonra filmlerini izleyip aralarında kıyaslama yapmak ve kaçırdığım yerlerin üzerinden tekrar geçmek hoşuma gidiyor.
Sürükleyici, keyifli vakit geçirebileceğiniz bir gençlik kitabı arıyorsanız öneri listenize ekleyebilirsiniz. Bir oturuşta 80 sayfa okutturdu bana. Kitabı okumanız için bir yaş sınırı çizmiyorum, bence bu şekilde sınırlandırma doğru değil ama 15-20 yaş aralığında iseniz daha çok keyif alacağınıza eminim.