Kitap Tolstoy'un kaleme aldığı birkaç hikayenin derlenmiş hali. İnsan neyle yaşar sorusuyla kitabın kapağını açıp kitabın sonunda yanıtını alıyorsunuz. Elbette yanıtı direkt olarak verse bu kadar tesir bırakamaz okuyucusunda. Bilakis okuyucunun her hikayede bu yanıtı özümsemesini, içselleştirip yanıtı kendisinin bulmasını istemiş. Peki İnsan neyle yaşar gerçekten de? İlk hikayade veriyor yanıtı; SEVGİYLE.. İnsan sevgiyle yaşıyor ancak yaşamını sürdürürken sahip olması gereken değerler var. İnsanı erdemli kılan bu faktörleri sonraki hikayelerde kıssadan hisse olarak okuyusuna bulduruyor. Kitaptan naçizane devşirdiklerim: Gözünle gördüğün kardeşini sevemezken, gözünle görmediğin Tanrıyı sevemezsin. Birbirimizi seversek Tanrıyı sevebilir ve O'na ulaşabiliriz. Birbirimizi sevdikçe bu hayatı daha anlamlı kılabiliriz. Sevgimizi şefkatimizle beslemeli, birbirimize karşı duyarlı olmalıyız. Affetmeyi öğrenmeliyiz. Affetmeyi öğrenmeden Tanrıdan affedilmeyi bekleyemeyiz. Kötülük başka kötülüğü doğurur ve Kötülük evvela yapana zarar verir. Bize kötülük yapıldığında buna karşılık vermemeli, erdemli davranışımızla karşımızdaki kişiye iyiliğin gücünü ve güzelliğini hatırlatmalıyız. Biz doğru duralım, eğri olan karşımızda daha da eğri olamayacaktır. Ve hırslarımızın esiri olmamalıyız. Aç gözlülük ve doyumsuzluk bir insanı bu dünyada daha mutlu etmeyecektir aksine hırs kaygı ile kardeştir. Sahip olma arzusu insanda sahip olduklarını kaybetme korkusu doğurur ve kaygı mutluluğun en büyük düşmanıdır. Bu güzel çıkarımlar eşliğinde şunu diyebilirim ki; Tolstoy dünyada hakikatin tek ve bir olduğunu bu yazıldığı eser ile göstermiş oldu. Yer yer "Hz. İsa bize böyle emretmedi" cümleleriyle bizlere "Hz.Muhammed sav bize böyle öğretmedi " dedirtti.. Emeğine sağlık Tolstoy..