Umutlar, hayaller, hayal kırıklıkları, hayat mücadelesi, hastalıklar, savaşlar, korkular, sevinçler, üzüntüler... Hayata dair ne varsa, ne kadarsa o kadar. Çünkü gerçekten 'dünya bu kadar...'
Kitapta karakterlerin hikayeleri arasında hızlı geçişler yapıyoruz. Birbiriyle temas halinde olan insanlardan birisinden diğerinin hayatına geçerken bambaşka dünyaların kapıları aralanıyor. Zaman da usulca akıyor ve her devrin insanının sınavlarının ne kadar farklı olduğunu görüyoruz. Dümdüz bir yol değil hayat yolu, bu herkes için, her devir için böyle. Bunu anlamak bazı şeyleri kolaylaştırmasa da kabullenmeyi kolaylaştırıyor.
İsim seçimi de bu anlamda çok iyi olmuş. Bazen sadece yaşamak gerekiyor. Bitmez denilen her şeyin bitebileceğini, hayattaki her şeyin yaşamın bir parçası olduğunu, belki de dünyayı gözümüzde büyüttüğümüzü kabul etmek konusunda küçücük bir faydası olacaksa bile okumak lazım. Ben büyük bir keyifle okudum.