·90 syf.····Okunma: 08 Şubat 2025 15:00 " Çiçekliği gitmiş, adamlığı kalmıştı sadece."
Öyküler... Yaşanmışlıklara ve duygulara kısa bir anlığına eşlik ettiğimiz yaşam kesitleri . Kalın bir romanda sayfalar boyunca anlatılan olaylar ve duygular bir öyküde iki-üç sayfa içerisine sığdırılıverir. Etkileyiciliğinden bir şeyler kaybetmez aksine daha da etkiler okuyucuyu. Her uykudan sonra durup soluklanmak , düşünmek ve öykünün devamında olanları/ olabilecekleri düşünürüz. Bazen öyküdeki karakter ile özdeşleşir bazen de çevremizdekileri onların yerine koyarız.
Cem Alan'ın yeni kitabı #sonmeyhane de bir öykü kitabı. On öykünün yer aldığı kitap bir kahve içimi sürede bitebilecek incelikte . Ancak içerisindeki öykülerin etkisi inanın daha uzun sürüyor. Bazısı için üzülüyor, bazısı için düşünüyor, bazısının devamı nasıl olur diye merak ederken bazen de ben olsam ne yapardım diye düşünürken bulunuyorsunuz kendinizi.
Yalnız insanlar yalnızlığını sadece uyurken mi unutur diye düşündüğüm ilk öyküden sonra insan arkadaşını iyi seçmeli diye düşündüğüm ikinci öyküye geçtim. Öykü öykü bir şekilde ilerledi ki sabah evde neler olacak meraktan öldüm Otobüsteki Çocuk ise üzülüp, sinir olduğum öykülerden oldu. Hymatlos'u okuyunca insan davranışlarına akıl erdirilemeyeceğini, her şeyi bekleyebileceğimizi düşündüm. Artık hiç bir şey beni şaşırtmıyor dersem yalan olmaz... Vefa A.Ş. de vefasızlığı okurken Vardiya ve Son Tren en çok üzüldüklerimden oldu. Geyik yüzümü gülümsetirken Adam Çiçeği de topluma ayna oldu . Herkesin dileğinin aynı anda olması imkansız diyorsanız Son Meyhane isimli öyküyü okuyup kararınızı ona göre verin derim