·245 syf.··Beğendi
···Okunma: 08 Şubat 2025 15:29 Frankenstein'ın iblisi, hear me out?
Benim açımdan okuması keyifli bir kitap oldu. Yazarın dili inanılmaz zarif geldi, çeviri de öyle. Metinden herhangi bir kelimeyi çıkartıp yerine başkasını getiremezdim sanırım. Kitap beni sadece anlatımı ile değil içeriği ile de büyüledi. Bana kalacak olursa çok akışkan bir eser. Bazen psikolojik bir roman enerjisi verirken bazen gerilim bazen polisiye bazense bilim kurgu gibi hissettirdi. Hem atmosferik hem de düşündüren bir öykü. Frankenstein ve yarattığı iblis arasındaki ilişkiyi birçok şekilde yorumlayabiliriz. Farklı bakış açılarıyla bu iblis yaratıcısının alter ego'su, çocuğu ya da yaptıklarının karşılığı olarak bir cezası olabilir.
Kitabın diğer adı Modern Prometheus'a değinirsek Prometheus bir Yunan tanrısıdır. Ateşi çalıp insanlara vermesinin bir sonucu olarak cezalandırılır. Victor da ileriye giderek " yaratma " işine soyundu. Tanrıya şirk koştu ve bunun sonucunda bir iblisle cezalandırıldı. Aslında kendi cezasını yine kendi elleriyle var etmiş oldu. Kitapta Victor'ın neden böyle bir deneye giriştiğinin açık bir nedeni yok. Kendinin daha iyi bir versiyonunu mu üretmek istedi, bilim dünyasına bir şeyler mi kanıtlamak istedi, bu soruların cevapları net değil. Ama hangi niyetle yaptıysa yapsın büyük pişman olduğundan eminiz.
Frankenstein'ı bir ebeveyn iblisi ise çocuğu olarak değerlendirebiliriz. Anne/baba kendisinin vesile olduğu çocuk eğer istediği standartlarda yetişmezse gözlerinde yabancılaşır, Victor'un kendi yaratığının gözlerine bile bakamaması gibi. Çocuk sevgi arayışını dışarda aramaya başlar fakat sevmeyi de sevilmeyi de öğrenmemiştir. Bu ilişkilerinde de başarısız olur, belki de toplumdan uzaklaşır, kendi mağarasına çekilir. Zavallı çocuk kendi benliği, yaşantısı için ailesinden sadece kabullenme, bir onay bekler. Kitapla bağdaştırmamız gerekirse iblisin Victor'la bir pazarlık yapması gibi. Fakat Victor sözünde durmadı, iblisin çevresine zarar vereceğinden korktu. Ebeveynlerin " El alem ne der? " kaygısı gibi.
Dış görünüşün toplumdaki yansımasına bariz göndermeler var kitapta. Yaratık merhametli, hitabeti inanılmaz yüksek bir ruh olsa da görüntüsünden dolayı asla topluma karışamadı. Burada şöyle bir zıtlık var. " İblis " olarak etiketlenen bu yaratık mıdır tiksinç olan dışardaki insan maskeli çirkin kalpliler mi? Açıkçası ben kitaptaki iblisin savaşını haklı buldum. Okurken çoğu yerde onun yanında oldum. Öyle ki bu " canavar " beslenirken hiçbir şekilde hayvan tüketmiyor. En başında oldukça temiz, iyi niyetli bu karakterin dönüşümünden tamamen Victor ve çevre sorumlu. Victor inanılmaz zavallı, yaptığı işlerde asla sorumluluk almayan, mantıklı kararlar veremeyen bir karakter. Normalde okuyucunun ana anlatıcı ile empati kurması gerekirken ben tam tersi inanılmaz itildim. Kitap boyunca yaptığı tek iyi şey eserini oluştururken temiz birinin kalbini kullanması, onu da bilmeyerek yaptı zaten. İblisin bir ismi yok, günümüzde Frankenstein ismi iblis karakteri olarak anılıyor. Böylesi daha iyi.