Millet olarak birçok şeyi düzene sokmak için her gün birbirimize söz verip adım atıyoruz. Yine millet olarak bunu ertesi gün unutuyoruz. Geçmişin sorunlarını geleceğe erteliyor, böylece aynı döngüyü tekrar ediyoruz. Hiçbir şeyi oldurtamıyor ve sürekli yerimizde sayıyoruz. Belki de sözlerimizi oldurtmak için en önemli hususlardan biri olan liyakat kavramını daha çok ele almalıyız.
Bana kalırsa bu ülkede çözülmesi zor ama en önemli meselelerden biri liyakat. Çünkü sorunlarımızı liyakatli bir toplumda çok daha hızlı ve etkili çözebiliriz. Deprem ve yangınlara daha sağlam önlemler alabilir, ekonomiyi daha refah bir seviyeye çıkarabiliriz. Eğitimi daha iyi bir seviyeye ulaştırabilir, hayvanları korumada daha etkili olabiliriz. Hepsinin önünde adaleti daha iyi sağlayabiliriz.
Bolu'da yaşanan yangın felaketinde hayatını kaybetmiş olan Dr. Nedim Türkmen 2020'de liyakatsizlikten şu şekilde bahsetmiştir:
"Otel sahibi Turizm Bakanı, hastane sahibi Sağlık Bakanı, özel okul sahibi Milli Eğitim Bakanı yapıldı. Devleti hiç tanımayan ve atandıkları bakanlıklarla ilgili Türkiye’de neyi ne kadar bildiklerinden emin olamadığımız birçok kişi bakanlık görevine getirildi.
Bürokraside dikkate alınmayan liyakat, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin iyi işlemesi için çok dikkatli seçilmesi gereken bakanların seçiminde de dikkate alınmayınca çok güçlü bir başkan çok zayıf bir Bakanlar Kurulu ve zayıf bürokrasi, ‘devletin sorunlarını çözme yeteneğinin ortadan kalkmasına’ ve henüz 2 yılını bile doldurmamış başkanlık sisteminin şiddetli bir şekilde tartışılmasına zemin hazırladı.
Bürokraside liyakate dikkat etmezseniz Aralık 2019’da çıkan ve hemen uygulamaya başlanan vergi kanunlarını uygulama genel tebliğlerini Mayıs 2020 sonunda yayımlarsınız. Yine bakan seçiminde liyakata dikkat etmezseniz, saman ithalatını ‘Paramız var ki alıyoruz’ şeklinde savunan bir orman bakanınız olur.”
Heda