Üniversite çok garip bir yer. Herkes o kadar kendi çıkarında ki biri küçücük iyilik yapsa enayi gibi hissediyor kendini. Bu nasıl ortam, iş hayatının ön izlemesi gibi hissettiriyor. Kapı gibi, sert. herkes çok artniyetli, vampirler.
Burası benim en içten günlüğüm oldu. Lisedeyken kullanmaya başladığım uygulamaya üniversite sondayken bile bir şeyler paylaşıyor olmak çok garip bir his. Büyüme anımın karelerini burada saklıyormuşum gibi.
İstanbul Ansiklopedisi. Müthiş bir dizi. Zehra adlı başkarakterin İstanbul'a okumaya gelmesi ile başlıyor ve aslında temelde Zehra'nın hangi tarafa ait olup ne istediğini seçememesini ele
Geçenlerde biri ile konuşurken staj yeri bulamadığımdan ve herkesin zaten referans istediğinden bahsettim ama referanstan kastım torpildi ve biraz açık konuşmayı da tercih ettim diyebilirim. Konuştuğum kişi bunun doğru olmadığını söylese bile değerlendirmeden neden kaldığıma dair hiçbir açıklama yapmayanların, referans bilgisi girmeme rağmen, neye göre seçtiklerini hala anlamış değilim. Bugün yine başka biri torpil yapanlarda suç bulmadığını ve şirketlerin tanıdığı, bildiği insanları almak istemelerinin onların hakkı olduğunu söyleyen tarzda konuştu. İşte o zaman durdum ve torpilim olmadığı için suçlu benim diye düşündüm. Katıldığım bir yarışmada 5 puan ile elenip itiraz ettiğimde 10 puan düşürdüklerinde yaşadığım hissin aynısını yaşadım. Çok bu bilgiliyim, çok mu iyiyim? hayır. ama torpil ile alınan tanıdıklarımdan aşağı kalır bir yanımın olmadığını ve zaten staj yaparken öğrenmenin daha iyi olacağını düşünüyorum. Çevremde kime sorsam "torpil ile girdim" laflarından başka bir şey duymuyorum şu anda. Her şeyi geçtim bunun bu kadar normal kabul edilmesi o kadar can sıkıcı ki. İş değil torpil aratan bu düzenin yolu nereye varır bilemiyorum. Teşekkürler Türkiye'm.
#265470159
Öncelikle kitabın yazarı olan Sezin Erkek'i yani nam-ı diğer Sezin Karameşe'yi uzun süredir sosyal medyadan takip ediyor ve YouTube videolarının çoğunu da severek izliyorum. Kendisi çok