Gönderi

10/10
·196 syf.··
Beğendi
·
2025 12. kitabı
Shouko sağır olduğu için diğer insanlardan farklı. Annesi ise bu durumu bir kusur olarak görmek istemiyor. Belki de bunu bir kusur olarak kabul etmek dünyadaki en acımasızca şey gibi geliyor. Ben de çoğu zaman böyleyim diğer kişilerin dışladığı farklılık olarak gördükleri şeyleri sırf böyle gördükleri için sinir olurum ve bu şeyleri çok normal sıradan durumlarmış gibi söylerim ki toplumda bir yer bulabilsin ve herkes normalleştirsin. Cidden bu konuda çok doluyum. Arkadaşım ebeveynlerini kaybetmiş olsa da bunu herkesten saklardı çünkü hep hor görülmüş bu konu yüzünden. Ve ben de bir ebeveynimi kaybetmiş olsam da bu durumu insanların gözünde normalleştirmeye çabaladığım için dünyadaki en normal şeymiş gibi kolayca herkese söylerdim. O zaman gerçekten kendimi özgüvenli hissediyorum. Chuang tzu'nun sözü aklıma geliyor zayıflıklarını saklamak zayıflıktır, güçlü olmak zayıflıklarını saklamamaktır gibi bir şeydi. Bunu ilk okuduğumda ciddetle karşı çıksam da şimdilerde çok katılıyorum. Tüm bunlardan dolayı Shouko'nun annesini anlayabiliyorum. Annesi böyle düşündüğü için kızını özel eğitim sunan okul yerine sıradan bir devlet okuluna gönderiyor. Ama bilmediği bir şey var belki bu durum onun daha kötü olaylar yaşamasına sebep olacak. Maalesef toplum tarafından farklı görünenler ayrı tutulmaya devam ediliyor. Belki de Shouko annesinin düşüncesi sebebiyle farklı olmayı reddediyor. Konuşarak iletişim kuramadığı için sürekli yazarak iletişimde kalmayı talep ediyor, müzik dersinde koroya uyamadığı, zamanında doğru sesi çıkaramadığı halde inatla çabalıyor. İnatla varolmaya çabalıyor özünde. İlk başta sınıftakiler onu tolere etse de bir süre sonra zorbalık yapmaya başlıyorlar. En çok zorbalık yapan ve en sonunda tüm zorbalıkların asıl suçlusu yalnız oymuş gibi bütün sorumluluğun üstüne atıldığı kişi ise Shouya. Shouya ise hep bir anlam arayışında. Her gün can sıkıntısını yenmek için yeni bir yol arıyor. Tehlikeli şeylerin peşinden gidiyor, köprüden nehre atlıyor ve kavga ediyor. Shouko'ya zorbalık yapmak bir nevi onun için eğlenme ve toplumda yer bulma çabası. Çünkü o zorbalık yapınca herkes eğleniyor gibi duruyor. Ama en sonunda herkes gibi var olamıyor ve o da zorbalığa ve dışlanmaya maruz kalıyor. Kendi kendisine Shouko'ya sinirleniyor çünkü o zorbalığa karşı hep sessiz kalıp haksız yere özür dileyen biri bu yüzden ne olursa olsun Shouko gibi olmayacağını mücadele edeceğini söylüyor kendine. Shouko okulunu değiştiriyor ve Shouya da dışlanıp insanlara karşı soyuyor ve hatta onlardan nefret ediyor sanırım sosyal fobi ve depresyon diyebiliriz. Şaka gibi benim de lise zamanlarımda sosyal fobim vardı ve insanlardan tiksinirdim. Shouya gibi düşünüyordum insanlar acımasız ve ikiyüzlüydü hep. İnsanlardan kendimi soyutlamıştım. İlk okul günleri geride kalıyor ve aradan beş yıl geötikten sonra lisedeyken yani, Shouya Shouko'yu yeniden buluyor. Çünkü Shouya ölmeye hazırlanıyor ve ölmeden önce yapacağı son şey ise Shouko'dan özür dilemek. Shouya toplumda var olamamış birisi, insanlar onun gözünde kötü, kendisi de kötü, kendisinden nefret ediyor ve hayat anlamsız. Ama bilmediğimiz asıl şey Shouko'nun ne hissettiği. Shouko eski sınıf arkadaşlarının kendisi yüzünden pek çok şeye katlandığının farkında ve kendini sorumlu hissediyor. Shouko'nun intihar etmek istemesini beklemiyordum. Ama bir süre sonra hikayesini ve duygularını öğrendikçe onu da anlıyoruz. Shouya'nın gözünden olanları görüyoruz ama Shouko duygu ve düşüncelerini hiç ifade etmemiş. Tek psikolojik olarak zorlanan Shouya değil. Peki sevgi arkadaşlık her şeyi düzeltir mi her şeyi affeder mi yaşamı değerli kılabilir mi? Gerçekten kae no katachi'yi okuyan izleyen pek çok kişi bence Shouya odaklandı ama görmediğimiz bir şey Shouko. Ben iki karaktere de kendimi çok yakın hissediyorum. Mangadaki karakterlerin derinlikleri hoşuma gidiyor. Ve yan karakterlerin herbiri de ayrı bir derinliğe sahip. Serinin sonlarına doğru onların da geçmiş yaşantılarına ve aldıkları kararların sebebine değiniyor. Çok ilginç karakterler mi, hayır. Hatta çok sıradan karakterler. Ama sıradan oldukları için özeller. Serinin asıl vurguladığı nokta arkadaşlık. Ve ilginç bir şekilde hepsi birbiriyle arkadaş oluyorlar. Düşününce Shouya'nın yerinde olsam benim arkadaş olmak istemeyeceğim iki yan karakter kız var. Kawai, manipülatif bir manyak abi. Tüm suçu Shouya atıp kendini dünyanın en masumu görüyor. Ueno, kaltağın teki. Shouya'dan hoşlandığı için Shouko’ya ve ardından Shouya’ya zorbalık yapmış. Duygularını çok uçlarda yaşayan biri ve duygularının kendini haklı kıldığını düşündüğü için hiç pişmanlığı yok. Bilmiyorum belki ben arkadaşlığı çok büyütüyorum ama bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim kafasındayım. Çevremizdeki insanlar bizi derinden etkiliyor. O yüzden iyi arkadaşlar edinmeliyiz değil mi? Önüne gelenle çok samimi olanlara şaşırıyorum bu yüzden ve belki de bu sebepten ötürü “gerçek dostum” diyebileceğim pek insan yok. Neyse arkadaşlığı fazla abartıyorum. Kae no katachi çok güzeldi ve değer verdiğim ama artık yanımda olmayan bir arkadaş sayesinde izleyip okudum bu güzelliği.
Manga
Sessizliğin Sesi - Cilt 7Yoshitoki Oima · Satori Yayınevi · 2022299 okunma
·
73 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.