·534 syf.··Beğendi
···Okunma: 09 Şubat 2025 12:44 Nereden, nasıl başlasam bilemiyorum gerçekten. Kitap en başından itibaren karanlığa karşı merakla dolu olan ve tutunamayan bir karakter olan Bardamu ile birlikte yolculuğa beni de dahil etti ve tıpkı Celine' in etkilendiği o şiir dizeleri gibi Tümüyle ışıltısız olan bu gökyüzünde bir ışık arayıp, oradan oraya sürükleyerek duvardan duvara vurdu. Hayatı ve insanı tüm acziyeti ve çıplaklığı ile ele aldığından belki de bu denli özdeşleşmiş olmam bilmiyorum. Belki de gündelik hayatımda aşina olduğum, konuşur gibi yazdığı ve sürekli isyan eden "devrimci" sokak dilinin samimiyetinden. Hiçbir eser, sahibinden bağımsız düşünülemez özellikle de bu kitap. Yazarın tartışılan fikirleri ne olursa olsun olaganüstü bir usta. Sadece saygı. Zaten kitap da yarı otobiyogrofik olduğundan ve bu kadar ustalıkla yazıldığından bu denli güçlü... işlediği konuların büyüklüğünden de bu denli zamansız... Yeraltına bir hoşgeldin ve rehber niteliği taşıyor. Dönemine göre fazla kaba, günümüze göre fazla kibar. Kimine göre de fazla karamsar ve nihilist, bana göre değil. Bir sanat eseri insanı ne kadar çarparsa o kadar iyi. Bu yüzden de bu kitabın yeri hep yükseklerde baki.
Not : Bir ufak da kitabın çevirmeni Yiğit Bener'e değinmek istiyorum. 2 yıllık emek ve olağanüstü titiz bir çeviri. Kitabın sonunda yer alan 15 sayfalık "çevirinin sonuna yolculuk" sonsözü de çeviri kadar muhteşem. Kendisinin de bir yazar olması kuşkusuz bunda en büyüt etken. Bolca teşekkür ve minnet .