''Çünkü seninle bir evi yuvaya çevirmekten daha çok istediğim bir şey yok.''
------------------
''Dreamland Milyarderleri'' serisinin ikinci kitabını da bitirmiş bulunuyorum artık. İlk kitabını yazın okumuştum. Üzerinden baya bir zaman geçmiş olmasına rağmen kitaba adapte olmakta hiç zorluk çekmedim.
Dürüst olmak gerekirse serinin birinci kitabı beklentilerimi pek karşılamamıştı. Ancak elimde hali hazırda ikinci kitap da olunca ve bu kitaptaki karakterler daha ilgi çekici gelince seriye devam etmeye karar verdim.
Bu kitapta en büyük abileri Declan ve uzun süredir asistanı olan Iris'in hikayesi anlatılıyor. Kitaptaki esas trope ''sahte evlilik''. Dolayısıyla ben bir tık daha yavaş ilerleyeceğini düşünmüştüm. Ancak kitabın daha ilk bölümünden her şey o kadar hızlı gelişmeye başladı ki, olay inandırıcılığını kaybetti.
Iris geçmişteki travmalarından ötürü mükemmelliyetçi bir insan olarak lanse ediliyor. Dolayısıyla da bu ''sahte evlilik'' teklifini kabul etme sebebi olarak gösterilmiş. İşte bu bana aşırı saçma ve yapmacık geldi. O kadar da değil yani :) En tuhafı da bu evliliğin şartlarından birinin çocuk sahibi olmak olduğunu bilmesine rağmen kabul etmesi... O kısmı okuduğumda bu kitabın artık romantik kategorisinden çıkıp fantastiğe falan geçiş yapması gerektiğini düşünmedim değil...
Genel olarak kitabı baya gömmüş de olsam, fena değildi diyebilirim. Fazla bir şey beklememek lazım. Akıcı, çerez bir kitaptı. Özellikle bu tarz konuya sahip bir kitap okumak isteyen olursa Ana Huang'ın Öfke Kralı kitabını tavsiye edebilirim.
En çok merak ettiğim karakter Callahan'ın hikayesi anlatıldığı için büyük ihtimalle gelecekte üçüncü kitabını da okurum diye düşünüyorum...