bu aralar pek inceleme yazma havamda olmasam da ilk kez ana huang'ın bir kitabına tereddütsüzce beğendim diyebildiğim için bunun şerefine yazmak istedim. konusu sıradan anlaşması evlilik olmasına rağmen çok beğendim. hem yazımını, hem ilerleyişini hem de karakterlerini -ki bu benim için çok şaşırtıcı çünkü ana'nın karakterlerini hiç sevmem. rhys ve bridget belki ama onlar da kötünün iyisi konumundaydılar. ta ki vivian ve dante'ye kadar. vivian çok sevilesi bir karakterdi bence. dik başlı, akıllı, lafını esirgemeyen. onu çok sevdim. ve dante var bir de, Tİ AMO DANTE RUSSO Tİ AMO!! ilk kez ana huang'ın bir erkek karakterini bu kadar sevdim çok şaşkınım. ve ilk kez kitaplarda yazılmış bir italyan erkeğini sevdim. oysa sadece çok hödükümsü yazılanlara denk gelmiştim şimdiye kadar. ve inanır mısınız ilk kez ana huang'ın bir erkek karakteri karısına surtğm demedi çok şaşkınım. demek ki neymiş, kadınları küçük düşürmeden de smut sahne yazılabiliyormuş.
yani genel olarak çok sevdim. evet klişe bir konusu var, her şey çok tahmin edilebilir kesinlike, aksiyon falan da hiç yok, özellikle sondaki şu kaçma/kovalama, kendini affettirme olayları çok gereksiz yere uzatılmış. (demek istediğim, adamın sana oral seks yapmasına izin veriyorsun ama onunla öpüşmüyorsun, çünkü öpüşürsen bu onu affettigin anlamına gelir... adamla sevişiyorsun ama evine taşınmıyorsun, çünkü taşınırsan bu onu affettigin anlamına gelir...) ama en azından ana huang'a karşı önyargılarınız varsa belki bu kitap iyi gelebilir... serinin diğer kitaplarını okumaya pek niyetim yok şimdilik. 2. kitap kai ve isabellanin hikayesini anlatıyor ve isabella'dan bu kitapta yan karakterken bile nefret ettim, kendi kitabında asla dayanamam. kai'nin aksanı dışında ilgi çekici bir yanı yok, sesini de duymayacğıma göre hiç vakit