·288 syf.··Beğendi
···Okunma: 25 Ocak 2025 17:08 Kitabın girişi ikinci bir Soğuk Deri -ki yine Prospero Serisi'nin çoook sevdiğim muhteşem ilk kitabı- havası verirken, ilerleyen bölümlerde -olumlu yönde- ne kadar da çok yanıldığımı gördüm. Çünkü Soğuk Deri'den çok daha farklı, toplumsal, hatta küresel bir gidişe sahip olan bu kitapla, insanlığın sadece ve sadece çıkarları doğrultusunda, kendi türünden başka, diğer canlıları da sömürme ve köleleştirme eğilimini tekrar ve çok sert bir şekilde görmüş oldum.
Yazar, yeni keşfedilen ve çok çabuk öğrenme yeteneğine sahip bir canlı olan bir çeşit deniz semenderi türünü eğiterek insanlık tarafından nasıl sömürüldüğünü anlatırken, köleciliğin, ırkçılığın, emek hırsızlığının, yani kapitalizmin eleştirisini yapıyor.
Ayrıca yazar, kendinden başka hiçbir canlıyı düşünmeyen insanoğlunun, kaynaklarını bilinçsizce kullanarak doğaya ve diğer canlılara nasıl zarar verdiğini ve sahip olduğu teknolojiyi nasıl kötüye kullanabileceğini net bir şekilde gösteriyor.
Eee, ama her zaman sömürdüğün yanına kâr kalmayacak ey beşer! "Bugün yediğin hurmalar, gün gelir bir yerini tırmalar"ı ya da "Rüzgar eken fırtına biçer"i yaşayacaksın. Tıpkı semenderlerin bu kitaptaki intikamı gibi...
Her zaman diyorum, Jaguar Kitap biz okurları Prospero ile büyülemeye devam ediyor. Teşekkürler.