·344 syf.··Beğendi
···Okunma: 01 Şubat 2025 03:12 Kül Şehir; Hakan Karakaşoğlu kaleminden, The Kitaptan basımı yapılan, 340 sayfadan ibaret roman.
İnsanlığın merhametin dili, dini olmaz demişler. Kitabımız 1870'li yıllarda geçiyor.
Bir yahudi aile ve bir Türk aile üzerine kurgulanmış.
Şefika ile Panayota; Pera' da düzenlenen bir eğlencede tanışırlar. Zamanla mektuplaşmaya, kimseye anlatamadıklarını birbirlerine yazmaya gidecek kadar güzel bir dostlukları olur.
Panayota'ların bulunduğu mahallede çıkan yangında, Panayota'nın anne ve babası hayatını kaybeder. Küçük kardeşi ile yaşam mücadelesi veren Panayota, hiç istemese de, teyzesi ve eniştesinden yardım istemek zorunda kalır. Kardeşine sahip çıkar eniştesi ama Panayota' yı evinde istememektedir. Sokaklarda ölmek üzere iken Şefika yetişir imdadına. Onlarda kalmaya başlar. Ancak, Şefika'nın babası hiçte iyilik için yanlarına almamıştır. Kumara ve eğlenceye düşkün olan Nuri Bey, bir gece Panayota'nın odasına girer. Amacı Panayota'nın ailesinden kalma broşu almaktır. Bu olaydan sonra tekrar sokaklara döner Panayota.
Şefika; ailesinin yaşadığı sorunları kaldıramayıp, akıl hastanesine yatırılır. Yatırılış sebebi tedavi gibi görülse de, üzerinde deneyler yapmaktır doktorların isteği.
Panayota, kendisine bir iş bulur. Biraz durumunu düzeltmeye başlamıştır ki; Şefika'ların durumunu öğrenir. Kendisine yapılan iyiliğin altında kalmamak için bir şekilde Şefika'yı hastaneden çıkarmayı başarır ve olaylar tam olarak başlar.
Ailesini kaybeden Panayota, kardeşi ile tekrar bir araya gelebilecek mi?
Şefika'nın ailesine ne oldu, Şefika için hayat nasıl şekillendi?
Panayota ile Şefika'nın arkadaşlıkları sona erecek mi?
"Günümüzde dost edinmek güçleşti, artık herkes menfaatinin peşinde koşuyor, kimse sahici dostluğu umursamıyor. İlişkiler suni. Oysa insan çekinmeden içini dokebileceği birine ihtiyaç duyuyor hep."
Elim hadiseden faydalanmak isteyenler de çıkıyordu. Tatavladaki kimi ev sahipleri yangından evvel yüz elli yüz kuruşa kiraladıkları evler için şimdi beş yüz kuruş istiyorlardı. Bazı hamallar yangın sırasında taşıdıkları eşyayı gasp etmişti.
Bazıları hadiselerin fena taraflarını görmeye meyillidir. Karanlıkla uğraşmaktan keyif alırlar. Bazıları da fena tarafları görmezden gelip iyiliğe yönelir hep. Neticede ikisi aynı işle uğraşır ama biri kötülükle boğuşurken diğerinin çevresi aydınlıktır.
Oradan bakarsan göremezsin, benim tarafıma geçmen gerek. Misal ben bu hikâyeye baktığımda müşterek bir maksat uğruna savaşan üç kişi görüyorum. Sarsılmaz bir dostluk, muhabbet görüyorum. Kimsenin yıkamayacağı bir çatı görüyorum. Mutluluk görüyorum. İyilik görüyorum. Huzur görüyorum.
2024 Don Kişot İyi Edebiyat Ödülü'nü kazanan Kül Şehir; tulumbacılar, dehlizlerde define arayanlar, tüccarlar, Tanzimat aileleri, sürgünler, muhbirler, kalpazanlar, merhametsiz hekimler gibi zengin karakterlerleri ve gerçek mekânlarıyla dönemi başarıyla resmederken aynı zamanda sürükleyici bir polisiye kurgu ortaya koyuyor.