·229 syf.····Okunma: 21 Şubat 2025 18:04 Retorik demokrasilerin vazgeçilmezidir. çoğunluğun oyu belirleyici olursa, oya talip olanlar kitlelere hitap konusunda iyi olmalıdır.
kitleleri harekete geçiren ise duygularıdır. duyguları kamçılayan şey, genelde retoriktir. mesela homer'in ilyada anlatısında sık sık görürüz bu tarz kullanımları (bundandır platonun devletinde şairleri kovması). hatta ordu konumlanmasında varsa kadınlar en arkalara geçer, kaçanları aşağılar ve onları soylarına layık olmamakla (tarihin en güçlü retoriklerinden) itham edip alaya alırlardı -ki bu hareketi yapmaya çekinsinler. "savaş bir hiledir" düsturunca...
demokrasiye dönecek olursak, toplumun sürekli retoriklerle etki altına alınması bilişsel bozukluk yarattığı kanaatindeyim. özellikle okullarda da düzgün bir mantık eğitimi olmaması buna önayak oluyor.
"modern çağ, her ne kadar kendisini "gelişmiş" olarak tanımlasa da çoğunlukla retoriklerle toplumları gütmek üzerine kurulmuştur."
retorik daha çok ikna etme üzerine odaklanırken, belagat dilin sanatsal ve estetik kullanımına özen gösterir.
"bu kadar basit bir sorunu kim çözemez ki?"
bu soruda aslında gerçek bir yanıt beklenmez; söyleyen kişi, sorunun çözülmesi gerektiğini vurgulamak için soruyu kullanır.
"herkes bu kadar yanılmış olabilir mi?"
(ironi yapılarak, aslında yanılmadıklarını ima eder.)
"bu durumda başka ne yapabilirdik ki?"
(yapılacak başka bir şeyin olmadığını ima eder.)
bu cümlelerin ortak noktası, bir cevap beklememeleri ve daha çok düşünceyi vurgulamak ya da dinleyiciyi yönlendirmek amacıyla kullanılmasıdır.