·424 syf.··Beğendi
···Okunma: 11 Şubat 2025 05:40 Kitabı beğenenler olarak herkesin fikirlerinin ortalama aynı yere geldiğini gördüm. Bu yüzden uzun uzun yazmayacağım. Ben ilk kitabı çok begenmiştim ama ikinci kitap beni yerden yere vurdu.
Çoğunluk ilk kitabın daha iyi olduğunu söylese de ben bu kitaptan o kadar zevk aldım ki ilk kitabın çok önünde şu anda.
Karakterler muazzam ötesi. İlk kitapta da olduğu gibi o kadar iyiler ki, tavuk yemleseler ben yine de okurum. Elspeth ve Ravyn her ne kadar geri planda kalsa da yine kendilerini sevdiren karakterlerdi. Nedense sonu bana eksik gelmedi, hatta biraz havada ve acele bitmesi hoşuma bile gitti.
Elm ve Ione hakkında düşüncelerimi anlatmak için saatlerimi harcamam gerekir. İlk kitapta Elm harika olsa da bu kitabı kesinlikle sırtladı. Çekici erkek karakter yazmak için illa çekilmez olmasına gerek yok (keşke tüm yazarlar anlasa). Açıkçası ilk defa bir kitabı okurken romantik sahnelerde bu kadar çıldırdım. Gerçekten güzel sevdiler.
Kâbus ve Elspeth arasındaki baba kız ilişkisi genel olarak benim en sevdiğim şeydi. İlk kitabın aksine bu kitapta Kâbus'un ön planda olması benim çok hoşuma gitti. Açıkçası ilk kitap boyunca bunu beklemiştim. Ben daha kanlı bir zafer isterdim ama şu anki hali de muazzam iyi.
Bu arada kitabın son 150 sayfasında elimden bırakamadım bile. Hani akıcılıktan bahsetmiyorum, kitap çok akıcıydı. Fakat 150 sayfa boyunca beni öyle bir kitledi ki, hayatımda yaşadığım en keyifli okumaydı. Bir sayfada ağlarken diğerinde kahkaha atabildim. (genellikle Kâbus'un tepkilerineydi)
Uzun bir süre daha iyi bir kitap okuyacağımı sanmıyorum.
Vee biri en sevdiğim kitap karakterini sorduğunda aklıma bir sürü kız karakter geliyordu. Ama erkek sayısı bir(Dorian Havilliard) veya iki(Sam Cortland) dı. Bu iki karaktere bayılsamda göğsümü gere gere ben bu karaktere her şeyiyle bayılıyorum diyemiyordum.
Renelm Rowan bu sorunu çözdü.