Kate ChopinUyanış
Daha önce hiç duymadığım Amerikalı bir yazar Kate CHOPIN'in Uyanış adlı kitabını bir bookstagram hesabında görüp okumaya karar verdim.
Kitapta geçen "Gelenek ve ön yargı seviyesinin üstünde uçmak isteyen kuşun, kanatları güçlü olmalıdır. Zayıf kuşların yara bere içinde, yorgunluktan perişan olmuş halde yere düştüğünü görmek acıklıdır." cümlesi aslında kitabı özetleyen bir cümle.
Feminist kimliğiyle tanınan Kate CHOPIN; kitaplarında başlıca kadın yaşamı, cinsellik, toplumsal cinsiyet, ölüm, ırkçılık, cinsiyetçilik gibi temaları işlemiştir. Kadınların cinsel özgürlüğü ve kendilerine ait bir hayatları olduğunu söylemektedir. "Uyanış" romanı da feminist edebiyatın örneklerinden biri kabul edilmektedir. Fakat ben iyi bir feminist edebiyat örneği olmadığı kanaatindeyim. Bu görüşümü kitabın konusunu özetleyerek izah etmek isterim. Dikkat! Bu kısımda tabii ki spoiler olacaktır. Şöyle ki;
Edna Pontellier, evli ve iki çocuk annesi olan bir kadındır. “Mrs. Pontellier bir insan olarak evrendeki yerinin farkına varmaya, bir birey olarak kendisi ve çevresiyle olan ilişkilerini tanımaya başlıyordu.” cümlesiyle Edna'nın hayatı sorgulayışına ve değişimine şahit oluyoruz. Edna, aslında eşine aşık olmadığını ve çocuklarının da hayatını kısıtladığını düşünmeye başlar. Eşi uzun iş seyahatlerine gittiğinde kendini daha rahat hisseder ve çocuklarını da tatil için başka bir yere yollar ve onlarla nadiren mektuplaşır. Çocuklarını görmeye gittiğinde yüreğinin burkulduğunu hissetse bile şehre geri döndüğünde bu his derhal kaybolur ve çocuklarını düşünmeyi bırakır. Bu süreçte Edna'nın hayatına iki farklı erkek girer. İlki, Robert... Edna, Robert ile vakit geçirmekten, sohbet etmekten oldukça keyif alır ve sonunda Robert'e aşık olduğunu anlar. Robert de Edna'ya aşıktır, ancak Edna evli bir kadın olduğu için onu unutmak amacıyla şehri terk eder. Robert'in gidişiyle kendini yalnız hisseden Edna, Arobin ile yakınlaşır ve ilişki yaşar. Aylar sonra Robert karakteri döndüğünde birbirlerine aşık oldukları anlaşılan bu iki karakterimizin arasında da ilişki yaşanır. Edna, evli olmasına rağmen Robert'e aşık olduğunu itiraf eder ve Robert ile de ilişki yaşamak ister. Robert, Edna'nın evli olması nedeniyle onun itibarını düşünerek Edna'yı terk eder.
Kitap her ne kadar feminist edebiyatın örneklerinde kabul edilse de bence Edna karakteri oldukça kötü bir karakter olarak gösterilmektedir. Edna'nın kadın hakları için mücadele etmesinden veya bu tarz felsefi düşüncelerde bulunmasından ziyade eşini aldatan, çocuklarını düşünmeyen bir kadın olduğu mesajı ağır basıyor. Özellikle kitabın sonunda Edna evli olmasına rağmen Robert ile ilişki yaşamayı kabul etmişken Robert'in bunu kabul etmeyip Edna'yı terk etmesi; evli bir kadının duygularına yenik düşerek eşine ihanet ettiğini, ancak erkek karakterin yine de doğru kararlar vererek Edna'yı terk ettiğini göz önünde bulundurarak erkek karakterlerin daha onurlu davranışlar sergilemesi beni rahatsız etti. Robert bekar bir erkek olarak özgürce istediği hayatı yaşayabilecek hakka sahipken Edna evli bir kadın olarak bu tarz bir hakka sahip değildir. Aksi düşünülse aldatma kavramı olmazdı. Ki tüm bu süreçte Edna'nın eşi, Edna'yı mutlu etmek adına her şeyi yapan bir koca olarak gösterilmektedir. Dolayısıyla bu kitabı feminist düşünceden oldukça uzak buldum.
Kitap ilk yayınlandığında Amerikan halkı tarafından tepkiyle karşılanmış ve satışı yasaklanmıştır.
Yaşadığı toplumda belirli kalıplar içine sıkışıp kalan bir kadının yaşamını sorgulaması, kendisini bir anda zincirlerle bağlanmış gibi hissetmesi ve uyanışı üzerinde durulurken, bu kadının uyanışının sonucunun aldatmak eylemine evrilmesi verilmek istenen mesajın önüne geçtiğini düşünüyorum.
UyanışKate Chopin · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,435 okunma