Gönderi

Puan vermedi·304 syf.··
2025 2. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2025 20:37
Spoiler içeriyooorr 54 yaşındaki Renee'nin kapıcı dairesinde yaşayan yalnız bir kapıcı kadın olduğunu, kapıcılık yaptığı apartmanın dairelerinde yaşayan insanları ve hayatlarını anlatarak ilerleteceği bir günlük olduğunu sanmıştım. Ancak ilerledikçe kendisi ve bir küçük kızın günlüğü olduğunu ve bay Kakuro dışında pek de kimseyi ana karakter yapmadıklarını anladım. Palomanın bütün aile üyelerine sinir olmamak elde değildi, ne kadar yalnız bir kız çocuğu. Ölümü düşünen 12 yaşında bir kız çocuğu. Doğum gününü ölmek için seçen, ölümü acıları dindiren bir şey olarak gören çok ama çok zeki bir kız çocuğu. Öte yandan Renee'nin sakladığı kız kardeşinin hikayesi ve kız kardeşin eve hamile gelişinin ardından ölüm sebebi sanırım intihar duygu sebebiyle orada ölüm nedeni de dikkat edememişim. Kitabın o kısmını okurken nedense, Emin Alper'in Kız Kardeşler filmindeki kızlardan birinin tecavüz sonucu yaşadığı geldi aklıma ve yine garibanlığın kadın üzerindeki yansımasını düşündüm, sinemada da edebiyatta da gariban kadınlar istismar edilir, tecavüz edilir, yalnızlaştırılır, kullanılır ve hazin bir sonu paylaşır üstelik suçlanan da yine kadınlar olur. Renee kız kardeşinin başına gelenlerden dolayı bu hayatı gizlenerek yaşamak ister, zenginlerden dost olmayacağını düşünür, zenginlerden zarar görmekten korkar ve kardeşinin ölümün ardından aslında kendi eşinin ölümü hakkında da bir kez daha anlar ki fakir birinin ölümü zengin birinin ölümü kadar değerli, farkedilebilir, önemsenebilir bir şey değildir. Hayattan öylesine geçip gidecek olmayı nasıl da kabullenmiştir sahiden. Paloma ise bu konuda Renee'ye çok özenmektedir. Kendi içinde çıktığı yolculuğu, kendi ile kaldığı zamanlar hep ailesi tarafından bölünmektedir. Renee yalnız yaşadığı evinde sessizlik içindedir. Kakuro ile Renee'nin ilişkisi içimi sıcacık etti okurken. Birlikte izledikleri filmi Munakata kardeşler'di sanırım merak ettim aslında bir anlamı olabilir belki daha sonra izlerim ben de. Bir de artık Anna Karennina zamanı gelmiştir dedirtti. Sıcacık bir kitaptı kesinlikle tavsiye ederim. Filminin olduğunu öğrenir öğrenmez filmini de izledim. film de kızkardeşinin hikayesine değinilmemişti bu konuda biraz eksik kalmıştı ve filminde tahmin edebileceğinin gibi kitabın duygusu içinize geçmiyor, geçemiyor. Filmde en sevdiğim yer, Renee'nin kendi kocasının ölümünün apartmanda ölen bir zengin kadar önemli olmadığını Bay Kakuro'ya ifade ettiği andı. "Değerli yaşamlar her gün yok olup giderken bu budalaca şeylerin uzun ömrü benim hep kafamı karıştıracak. Ben, dünya nüfusunun yüzde 8'i gibi kaygılarını rakamlara gömülerek yatıştıranlardanım." cümlesi benim için Renee'nin hayatını yaşama şeklinin özeti çok kıymetli bulduğum bir cümle oldu.
Kirpinin ZarafetiMuriel Barbery · Kırmızı Kedi Yayınları · 20259,8bin okunma
·
39 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.