Tüketilmeyen hiçbir şey kalmadı.
Anlatılar metalar gibi üretilir ve tüketilir. Tüketiciler bir topluluk, bir biz oluşturmaz. Anlatıların ticarileşmesi, onların siyasal gücünü ellerinden alır. Bu şekilde, bazı mallar "adil ticaret" gibi ahlaki söylemlerle süslendiğinde, ahlak bile tüketilebilir hale gelir. Ahlaki anlatı enformasyona dönüşür ve bir ürünün ayırt edici özelliği olarak satılır ve tüketilir. Anlatıların aracılık ettiği ahlaki tüketim, yalnızca kendi öz-değer duygumuzu artırır. Bu anlatılar aracılığıyla, iyileştirilmesi gereken bir toplulukla değil, yalnızca kendi egolarımızla ilişki kurarız.
Sayfa 77 - Ketebe
·1 alıntı·
844 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.