Kitap tamamen bir insan varoluşunu esas alıyor. Realist-Pesimist düşüncelere hâkim bir çok kişi de bu duyguları yaşamaktadır. Topluma ayak uyduramayan, kalabalıklar içinde boğulan, sessiz, kuytu köşeye geçince onları uzaktan izleyen ve hep, türlü fikirlerle her bir bireyi analiz eden kişinin dünyası bu. Aslında yaşadığı dünya Sabahattin Ali'nin dediği gibi: " gerçek dünyadan ziyade, kafasının içinde yaşadığı dünya."
Uyuyan adam, ismi gibi metafor, gerçek dünyaya uyuyor, yani bildiğiniz ayak uyduruyor işte. Yaşamak zorunda olduğu için yaşıyor. Ölemiyor da, çünkü bu da onun nezdinde bir yere varamamaktır.