Puan vermedi·208 syf.····Okunma: 13 Şubat 2025 11:49 Psikoloji alanında popüler olan bu kitaba karşı hep bir ön yargım vardı. Herkesin dilinde bu kitabı duymak, kitaba karşı heyecanımı söndürmüş olabilir. Ta ki okumaya başlayana dek. Okumaya başlayınca da önyargılarımızın, tutumlarımız üzerindeki etkisini kendi üzerimde de çok net gördüm. Tüm bunlara rağmen bu durumu "her kitap vaktini bekler" bakış açısıyla da açıklayabiliriz. :)
Yazar, bazı terapi yaklaşımlarından (kabul ve kararlılık terapisi, şefkat odaklı terapi, öz şefkatli farkındalık) deneyimlediği bir panik atak süreci üzerinden genel çerçevesiyle bahsediyor.
Hoşlanmadığımız duygulardan kaçarken, onları bastırmaya çalışırken kendimizi yine onların karşısında buluruz. Bunları hissederken o an içerisinde olmaktansa bu duygulardan kaçmaya eğilimliyiz. Görmezden gelmeye, yok etmeye çalışıyoruz fakat bir noktayı gözden kaçırıyoruz: Bu duygular ömürlük değil, birer misafirler. Geçicidirler. "Her duygunun bir vadesi, bir yaşam süresi vardır." (syf.52)
Yazar, hoşlandığımız veya hoşlanmadığımız her duygunun geçici olduğuna; hayatta hepimizin sahip olduğu olumlu ve olumsuz etiketlerin hareket alanımızı, davranış repertuvarımızı ne kadar kısıtladığına, herkesin içindeki kendine yıkıcı sese karşılık şefkatli bir ses olduğuna, olabileceğine; kendimize nasıl davranacağımızın yine kendi elimizde olduğuna ve değerlerimiz doğrultusunda yaşamanın zor fakat ne kadar kıymetli olduğuna dair geniş bir bakış açısı sunuyor.