Dünyayı “içindeki çocuğu öldürmeyenler” yönetsin!
9/10
·169 syf.··
2025 22. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2025 10:51
Neden unutur büyükler çocuklara kızarken daha önce kendilerinin de çocuk olduğunu? Ve neden unutur öğretmenler öğrencileriyle iletişim kurarken bir zamanlar kendilerinin de o sırada oturduğunu? İnsan doğası gereği mi böyle olmak zorunda yoksa böylesinin doğru olduğunu düşündüğü için mi böyle davranma ihtiyacı hisseder insan? “Çocukla çocuk olma,” deriz mesela marifetmiş gibi. “Büyükle büyük olma,” demeyiz. Oysa savaşlar da büyüklerin, yol verme kavgaları da, bitmeyen küslükler de… “Çocukları çok seviyorum, onları çok sevince zaten her şey oh ne âlâ memleket oluyor.” İdareci olurken en çok “acaba çocuklardan kopar mıyım,” diye üzüldüm. Daha o koltuğa oturmadan istifa etmek vardı aklımda. Sonra fark ettim ki yalnızca kendi sınıfıma değil bütün çocuklara dokunma fırsatı buluyorum. Kütüphane yoktu okulumuzda, odamın bir bölümünü kütüphane haline çevirdim. İdare odasına girmeye çekinen öğrenciler için bir uğrak noktası oldu odam. Aldıkları kitapları tartıştık, kitaplar önerdim onlara ve tarifi zor ama bu kitabın önerisi de onlardan geldi bana. Açılıp kapanmaktan kapı kolu bozuldu odamın, sonra fark ettim ki bir kapı ihtiyacı bile gerekmiyor aslında. Yalnızca sabah açmak, akşam kilitlemek yetiyor. Neden anlatıyorum bunları: Öğretmenliğimin ilk yıllarında hep aynı önerileri aldım, “fazla yüz verme, tepene çıkarlar.” Tepem dedikleri başımın üzeri oldu, koyduğum görünmez çizgiyi aşanı hiç görmedim, o ince çizgide içimde ölmeyen çocuk vardı. “Neden hayatımın en kıymetli yıllarını bir sıranın üzerine oturup tahtaya bakarak geçiriyorum?” Neden? Bir günlüğüne de olsa eline bir fırsat geçse ilk değiştirdiğin ne olurdu? Yalnızca okula dair değil, bir günlüğüne devlet başkanı olsan, ya da belediye başkanı, okul müdürü… Her nerede değiştirmek istediğin ne varsa bir günlüğüne eline o fırsat geçse? Her şey hayal kurmakla, merak etmekle başlıyor değil mi? Alın size fırsat! “Meslek sahibi olmaktan daha önemli bir şey varsa o da bence şu: Meraklı olmak.” Eser de tam burada başlıyor işte… Bir günlüğüne okul idaresine geçen okulun haylaz tayfası okul müdürünün rahatsızlanması üzerine yönetimi ele alıyor. Hep hayalleri vardır çocukların, teneffüsler daha uzun, dersler daha kısa olsun, okulda birçok şey serbest olsun, her şeyi getirebilelim, dersler boş olsun ya da en net çözüm, okul hiç olmasın! Çözüm mü sahiden? Ya da dünyayı çocuklar yönetmeli mi? Uygulamalı bir biçimde alıyoruz cevabı! Ziya Selçuk’un çok sevdiğim bir sözü var. “Bugünün çamaşırları dünkü güneşte kurumaz.” Günümüz çocuklarından kendi çocukluğumuzu beklememeliyiz. Biz de bizden önceki çocukluklarla aynı değildik. “Çiçek olma” değil “çocuk olma” vakti onların. Mahalle aralarında çocukluklarını yaşayamadan 3-4 yaşlarında başlıyorlar kreşe, anaokuluna. Okuldan başka yerleri yok çocukluklarını yaşayacakları. “Ben sizin ödünç fikirleriniz ve kimliğinizle yaşamak istemiyorum. Kendi gökyüzümü inşa edeceğim.” William Shakespeare’in “Olmak ya da olmamak” Erich Fromm’un “sahip olmak ya da olmak” kavramlarının karşılığı günümüzde “anlamak ya da anlamamak” sanırım. Anlarsak o inşa edecekleri gökyüzüne çıkan bir merdiven anlamazsak “Z Kuşağı” diye damgalayıp elini taşın altına koymayan toplum oluruz. Kimse yalnızca çocuk olduğu için çok masum değil ama kaybolacaksa birlikte yürünen yolda kaybolmalı insan yalnız kalmak yerine. İhmal edilen şeylerin altında kalmaktansa birlikte kaybolmak her zaman daha iyidir. Yeni müdür “Ş”de onu gördüm mesela, “birlikte yürüyelim, bir hayalimiz varsa birlikte gerçekleştirelim.” Büyüdük diye hayallerimizi de yitirmedik ya. Çok şey değişecek, saçma diye nitelendirdiğimiz birçok şey anlama bürünecek onlarla birlikte yürüyünce. Okul çocuklara kalınca ne hale gelmişti mesela, “Ş” onların elinden tutunca ne hale geldi. Alınabilecek en büyük ders yine bir çocuk kitaında saklı.
Çocuk Edebiyatı
Oh Ne Âlâ MemleketŞermin Yaşar · Doğan Egmont Yayıncılık · 20202,804 okunma
··
2.667 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Hocam paylasiminiz cok guzel elinizin degdigi çocuklar cok sanslilar bizim cocuklarimizin karsisina da sizin gibi ogretmenler cikar insallah
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Teşekkür ediyorum kıymetli görüşleriniz için...