Bu kitap, ağrıları dindirmeye çalışırken başka acılara yol açan bir ailenin hikayesini anlatıyor.
Aslında hiç ilgimi çekmeyecek olan bu kurgu dışı eseri, kitap kulübümüzde seçilmesi nedeniyle okumaya başladım. 613 sayfa olmasından dolayı öneren kişiye de hafiften biiiiiippp. Ancak merak, kızgınlık, üzüntü duyguları arasında gidip gelirken gerçekten su gibi aktı gitti kitap.
Acı İmparatorluğu, Amerika'ya göç eden yahudi bir ailenin üç erkek çocuğunun tıp okuduktan sonra ilaç sektöründeki yükselişini anlatıyor. İlk başlarda Arthur Sackler`ın (en büyük ağabey) pazarlama dehasını kullanarak dünya devi ilaç firmalarının stratejilerini nasıl kurduğunu, özel hayatıyla harmanlayarak vermiş yazar. Daha sonra diğer iki kardeşin hayatlarını ve yaptıklarını okuyoruz. Asıl olaylar ise ortanca kardeşin oğlunun Purdue Pharma’nın başına geçerek ağrı kesicilerin içine opium yerleştirmesi ve ailenin tüm ülkede olanlara gözlerini kapatıp, kulaklarını tıkamasıyla oluyor.
Biraz yazarı yanlı bulmamla birlikte, tüketicilerin nasıl ve neden manipüle edildiğine dair çok çarpıcı bir çalışma olduğunu düşünüyorum.
instagram.com/cityreadersmag