·392 syf.··Beğendi
···Okunma: 12 Şubat 2025 23:43 Yağmur’un yazım dilinin epey geliştiğini söyleyerek başlamak istiyorum ilk etapta. Kendisi de fazlasıyla önem veriyor aldığı eleştirilere ,bu bakımdan kitapta gerek karakterlerin gerek hikayenin ve olay örgüsünün diğer wisteria kitaplarına göre daha güzel olduğunu görmek mutluluk vericiydi. Umarım kendisini daha da geliştirir ve tüm kitaplarının birbirinin çok güzel bir şekilde tamamladığı bir fantastik seri yazar. Yağmur’un yazım dilinin epey akıcı olduğunu düşünüyorum V.O.’da da böyleydi. Altyapısında kusur olmayan bir fantastik seriyi Yağmur’un kaleminden okumak çok güzel olur bence.
Öncelikle Saige’den bahsetmek istiyorum; Saige kitapta gerçekten karakter gelişimi aldı ama bu olumlu mu olumsuz mu tam olarak anlayamadım. Çünkü kitabın başındaki Saige kendisini koşulsuz şartsız İmparatorluk için feda edebilecek bir Saige’di, kitabın sonundaki Saige de feda etse de bence aşk onun zaafı olduğu için fazlasıyla kafasını karıştırdı. Ethel’i öldürmemesini, pazarlık yapmaya çalışmasını ve 8 kişi olarak, eliyle uzaktan birisinin kalbini yakarak öldürebilen bir şam şeytanın sarayına girmesini zerre mantıklı bulmuyorum. Zaiden, Saige’den daha akıllıydı ama Saige bence Zaiden’ın son yaşadıkları yüzünden asla iplemiyordu Saige’i.
Zaiden’ın yaptığı fedakarlık ve hareketleri çok güzel olsa da; Saige’e benim imparatorluğum sensin senin için ordan vaz geçerim yapması hiç etik değil. Düşününce benim partnerim benim için ülkemden vaz geçmeyi denese bu durum hiç hoşuma gitmez. Zaten vaz geçmedi Saige imp.luk için gittiğinde gitti ama yine de çok rahatsız edici bir durum bence. Dediklerimi olumsuz algılamayın bu arada karakteri seviyorum. En sevdiğim karakter Zaiden. Kitaptaki olgunluğu göz kamaştırıcıydı.
Kairon karakteri hakkında yediğimiz ters köşeyi beklemiyordum ben. Saige’in doğrucu mu denir artık ondan olacağını düşünürdüm ama Kairon’un gezgin değil Kahin olmasını asla beklemiyordum. Bence güzel olmuş o. Kitabın başında Kairon’un sürüklemesiyle -haritayı vermesiyle- gitmek zorunda kalmışlardı Miath’a ve onun öngördüğü şeyler sayesinde Miath’ın düşüşünden ve Cyra’nın gücünden haberdar oldular. Artı olarak Diyarların Yazarı’nı buldular. Ocreya’ya dönmeyi kesinlikle planlamıyorlardı bence. Kahindir ne yapsa yeridir diyor ve favori karakterlerimden birisi olduğunu söylüyorum…
Kairon karakterini, Nori ve Fawn’a göre daha detaylı yazmıştı bence. Ama bunun sebebinin tamamen Kairon’un daha önce gelmesinden ve Nori ile Fawn’ın sessiz karakterler olmasından kaynaklı olduğunu düşünüyorum. Orman Muhafızları çok güzel düşünülmüş bir şeydi bence. Fawn’ın olay örgüsüne katkısı çok yüksekti. Tam yerinde bir karakter olduğunu düşünüyorum. Lakin Nori karakterinde kafama yatmayan bazı noktalar var kampta yaptıkları yüzünden ve ayrıca abisinin de gücünü asla anlamadım. Çok merak ediyorum ciddi anlamda.
Dane ve Delhin’in, Euria’ya ihanet etmesi çok güzel oldu bence. Ben hiç sevmiyorum o cadıyı. Alacağı her yara benim için bir şeref vuruşudur. Aşırı rahatsız oluyorum her hareketinden ve cümlesinden. Kamari’ye yaptığı da şerefsizlikten başka bir şey değildi. Ama Saige’in planı o kadar saçmaydı ki gidip de yakalanmasalar garip olurdu. Ben açıkcası bir anda ordan her istediklerini alıp kurtulmadıkları için memnunum.
Diyarların Yazarı da öyle bir yerde ortaya çıktı ki gerçekten merak ettim bir sonraki kitabı. Euria 6 krallığı bu kadar kolay indirmişken nasıl savaşsız yol alacaklarını da düşündürdü.
Bence diğer kitaplarından daha başarılıydı ama daha çok ara kitap -yolculuk kitabı- kıvamında olduğu için 2 daha baskın kaldı. Saige’e bayıldığım söylenmez ama Euria’nın Küçük Emrah edalarının bir 20 gömlek falan üstü.
Bu kadardıııı beğendim yani ben….