Puan vermedi·256 syf.··
2025 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2025 22:48
İçimizdeki Şeytan, Sabahattin Ali'nin romanları arasındandır. Romanda hem içsel hem de toplumsal çatışmaları görüyoruz. Bana göre diğer romanlarından daha zor tahlil edilecek bir eser. Çünkü tam bir şey anladım derken sen de sorguya ve şüpheye düşüyorsun. Bence bunun nedeni, şeytan gibi soyut bir kavramın bu kadar gözler önünde olması ve okuyucunda kafasında bunu anlamlandırmaya çalışması. Romanın içerisinde otobiyografik unsurlar taşındığını öğrendim. Romandaki İsmet Şerif;Peyami Safayı, Emin Kamil karakteri; Necip Fazıl Kısaküreği, Başkahraman olan Ömer karakterinin ise Sabahattin Ali olduğunu görüyoruz. Kitabın ilk başında Ömer ve Nihat adında iki arkadaş ile tanışıyoruz. Nihat, sürekli Ömeri eleştiren bir tipti. Ve kitap ilk başlarda biraz depresif başlamıştı. Ömer vapurda gördüğü Macide'ye tam anlamıyla tutulur ve sonra şans eseri Emine hanımın akrabası olduğunu hatırlar. Bu detay Macide ile Ömer'in ilk bağıntısıydı. Sonra Macide'nin geçmiş konservatuvar anılarını okuyoruz ve Bedri karakteri ile ilk o zaman tanışıyoruz. Bedri tam anlamıyla Macideye aşık olan ve onun öğretmeni olan bir adamdı. Sonra kitap yine şimdiki zamana geliyor ve Macide konservatuarı için İstanbula, Emine Hanımın evine gitmişti. Sonra sırasıyla babasının ölümü ve Ömer ile tanışmaları olayları gerçekleşir. Macide Emine Hanımın evine geç gitmeye başlar ve Emine Hanım ile eşi bunu uygun görmez ona bir ton laf ederler. O gün Macide eşyalarını toplayıp evden çıkar ve Ömer ile karşılaşırlar(Ömer kitapta böyle bir şey olacağını hissettiğini söyler) Macide, Ömer'in evine gider. Balıkesire, annesinin ve ablasının yanına geri dönmez. Ömer bu romantik ilişkisinde sürekli ya çok yükseklerde ya da çok diplerdeydi. Normal bir ilişkileri yoktu. Bir kere bile birbirleri ile dertleşmemişlerdi. Bazen konuşacak şeyleri bile yoktu. Ömer sorumsuz bir insandı sürekli oradan buradan geçinmeyi kendine huy edinmiş, parasızlık içinde insanlardan borç isteyen ve bu tarz tavırlarını içindeki şeytana ilişkilendiren güçsüz, iradesiz, aciz bir insandı. Bazen Macideyi unuttuğu bile oluyordu. Macide ise güçlü gözüken fakat güçsüz olan bir karakterdi. Kendisi ile yetemeyen ve çoğu şeyi kabul eden bir insandı. Bu iki karakterin birleşmesi ancak 3 ay sürebildi. Bence Bedri karakteri de çok araya kaynadı. Sonradan karşılaşıyorlar ve meğersem Bedri Ömer'in yakın arkadaşıymış. Ve biraz da bu sayede Bedri ile Macidenin hikayesi tekrardan başlıyor. Aslında bu kitap için en fazla konuşulması gereken şey, kitabın adından da anlayabileceğimiz gibi içimizdeki şeytan. Neydi bu içimizdeki şeytan? Ömer niye bunu kafaya takmıştı? Ömer, körü körüne inanmıştı bir ara bu içindeki şeytana. Onun iradesinin kontrolü dışında onu esir alan bir şeyler vardı. Fakat Bedriye, gideceğini ve Macide'nin onu aramamasını söylediğinde yaptığı o uzun konuşmada "İçimizde şeytan yok... İçimizde aciz var..." demişti.
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2019209bin okunma
·
73 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.