Mücellanın hikayesini okuyoruz. Aslında Mücellanın yaşayamadığı sadece yaşayanlara tanık olduğu bir hikaye. En son okuduğum kitapta “hayatını seyreden misin yoksa seyir eden mi?” Sorusuna şüphesiz Mücellanın cevabı “seyreden” olurdu. Etrafındaki herkes mutlu oldu, mutsuz oldu, evlendi, ebeveyn oldu, aşık oldu…… Ama Mücella Annesi Neyyire Hanımın baskısı sonucu bahçede ki karayemiş ağacının gölgesinde, hep izleyen oldu. Oysa ne güzel bir anne olurdu… Okula gitmesine izin verilseydi belki harika bir öğretmen olurdu… Güzel eş olurdu… İstediği, hayal ettiği her şey olabilirdi… Mücellaya “çok vicdanlı, çok iyi bir insandın ama kusura bakma da çok pısırıktın” diye kızarak kapadım kitabın kapağını. Ohh rahatladım :))
Nazan Bekiroğlu kalemine hayranım zaten. Masalsı anlatımı, ince ince işlenmiş kurgusu, cümlelerde ki naiflik….. Kısacası mutlaka okuyun efenim :))