Lyon'da Düğün
8/10
·50 syf.··
2025 21. kitabı
Kitabımız 3 öyküden oluşuyor. İlki ve kitabın adını da alan "Lyon'da Düğün", 1793 yılında Lyon kentinin sadakatsizlerinin yakalanma olaylarıyla açılışını sunuyor. Yakalanan kişiler idam edilmeden önce zindanda hapis tutulur. Yine bir gün gündüz vakti zindana birçok mahkum gelir. Daha sonra geceye doğru 20-30 mahkum daha zindana eklenir. Eski makhumlardan bir kadın yeni gelen makhumlardan birini tanır. Bu kişi ona öldüğü söylenen sevgilisidir. Kadına sevgilisinin öldüğü söylenir ve kadın sinirlenip yönetime kafa tutar. Bu yüzden zindana düşer. Şimdi sevdiği ölmemiş bir şekilde karşısındadır. Kadın sevinçle sevgilisine sarılır. Aynı anda ölecekleri için mutludurlar. Ancak etrafındakiler bu çiftin evlenmesi gerektiğini söylerler. Kadın ve sevgilisi de buna sıcak bakar. Mahkumlar içinde rahip de bulunur. Her şey hazırlanır ve evlenirler. Daha sonra mahkumlar fedakarlık yapıp küçük odayı boşaltırlar ve karı-kocanın gerdeğe girmesini isterler. Çiftin son geceleri mükemmel geçer. Sabahına ise mutlu bir şekilde uyanırlar ve gülümseyerek giyotine giderler. İkinci öykümüz "İki Yalnız İnsan"dır. Fabrikada çalışan topal bir adam vardır. Yine bir iş çıkışı adam yavaş yürüdüğü için diğer insanlara göre geride kalır. Herkes gidip ortalık tenhalaşınca yakınlarda bir ağlama sesi duyar. Bir kız sesidir. Oraya doğru gider ve bu kişinin fabrikanın çirkin kızı olduğunu görür. Yine onunla alay etmişlerdir ve kız üzgündür. Kız kimsenin onun yüzüne bakmadığından yakınır. Adam ise kendisinin durumunun daha kötü olduğunu söyler. İkisi de yalnızdır. Adam topal olduğu için, kadın da çirkin olduğu için kimse onlarla arkadaşlık kurmaz. İkisi birbirlerine içini açarlar. En nihayetinde adam kadının elini tutar ve öykümüz burada sonlanır. Üçüncü ve en uzun öykü "Wondrak"tır. 1899 yılında Ruzeya Sedlak'ın çocuğu olduğu haberi yayılır. Sedlak "kurukafa" lakabıyla tanınan, burnu olmadan doğmuş bir kadındır. Kimse tarafından sevilmez. Ormanın ortasında bir ağaç evde, yalnız başına yaşar. Bu yüzden halka Sedlak'ın çocuk yapması çok absürt gelir. İşin kötü tarafı haber belediye başkanına gider. Belediye başkanı çocuğun kaydının 5 aydır yapılmamış olmasına kızar. Sedlak 3 serseri tarafından tecavüze uğramış ve çocuğunu kendi doğurmuştur. 5. ayında ise çocuğu olduğu öğrenilmiştir. Wondrak adında bir yardımcı Sedlak'a gider ve çocuğun kaydının yapılması gerektiğini söyler. Sedlak istemeye istemeye de olsa çocuğunun elinden alınacağı korkusuyla kaydını yaptırır. Aradan 7 yıl geçer. Wondrak tekrar Sedlak'la karşılaşır ve ona oğlunun okul kaydının yaptırılması gerektiğini söyler. Sedlak itiraz edince Wondrak Sedlak'ı oğlunun elinden alınmasıyla tehdit eder. Sedlak mecburen kaydını yaptırır. Sedlak'ın oğlu hafta içi şehirde kalır. Hafta sonu annesinin evinde kalır. Yıllar geçer ve Sedlak'ın oğlu 16 yaşına basar. Sene 1914'tür. Savaş başlamıştır. Oğlu Sedlak'a 18'liklerin askere alınmaya başlandığını söyler. Sedlak bunu reddeder. Oğlunu askere göndermek istemez. Oğlunu alır ve ormandaki dağ evine giderler. Sedlak daha sonra tek başına şehre gelir ve oğlunu askere götürdükleri yalanını her tarafa yayar. Böylece yetkililer Sedlak'ın oğlunun askere gittiğini sanacaklardır. Plan işler. Ancak bir süre sonra Sedlak yine şehre geldiğinde Wondrak Sedlak'a askerlerin oğlunu aradığını bildirir. Sedlak soğukkanlı bir şekilde tepki verip oradan ayrılır. Koşarak dağ evine gider. Oğlunu alıp bir süreliğine dağ evinden uzak bir yere götürür. Oğlu orada bekleyecek, annesi de dağ evinde askerleri karşılayıp oğlunun evde olmadığını söyleyecektir. Plan işlerken komutan bir anda terası arama emri verir. Oğlu terasta kalmıştır ve ondan izler kalmıştır. Komutan bunu anlar ve köpeğini çağırır. Köpeği de dışarı çıkar ve koku vasıtasıyla çocuğu bulur. Askerler çocukla birlikte dönerler. Sedlak yıkılır. Komutana onu almamaları için yalvarır. Daha sonra komutana saldırır. Komutan Sedlak ve oğlunu zincirleyip şehre götürür. Şehir komutanı bu duruma oldukça kızar. Çünkü bu şekilde davranması halkı kışkırtıcı etki oluşturabilmektedir. Şehir komutanı astına çocuğu askere göndermesini, kadını da daha sonra serbest bırakmasını emreder. Bu şekilde kadının yumuşayacağını söyler. Ve böylece üçüncü öykü de son bulur. İlk öykü kısa olmasına karşın oldukça etkileyici bir hikaye sundu. İkinci öykü yarım kalmışlık hissi verdi. Üçüncü öykü neydi öyle? Anne ve oğlun yönetime direnişi, ancak başarısızlıkla sonuçlanan bir mücadele... Kitaba puanım 10 üzerinden 8.
Lyon'da DüğünStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202139bin okunma
·
74 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.